Sayfalar

öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Computer Pics (5)

Bu seri bir şeyler yazmak istediğimde ama yazacak şeyler yoğun olduğu için tembellik yaptığımda bire bir oluyor :) bkz. çerez gibi yazı :)

Hah haa seni leylekler getirdiyi ciddiye almış birileri :))
Ama eğer bu bir çocuk odası süsüyse çocuk korkar ben söyliyim

Şimdi böyle bir yerde bulunmak istemez miydiniz? ~Londra

Düşünsene deli değilsin O.o
 EeTwitter'ın son modası Sebastian'dan da bir şeyler paylaşmazsak olmaz..

Hah haa
Bazı çocuklar bizim Zekoştan daha tatlı kabul ediyorum :)

Lee Mi Ho size sesleniyor kızlar :D

BOF'u hala izlemediyseniz bu fotoğraf başlamanız için yeterli sanırım :D
Lee Min Ho çok mutluyum derken çok çirkin ama bir o kadar da şirin çıkmış demi? Resmen o kısma bakarak saatler boyunca sırıtabilirim :D
Ben bir de bu diziyi tüm sınıfa izletmiştim oturup bölüm bölüm bunu izliyorduk ve Kore'den bi haber arkadaşlarım Jan Di'ye bakıp ben bundan daha güzelim kalk kız Kore'ye gidelim diyorlardı :D
Bir arkadaşım da beni her gördüğünde ''Gu Yun Pyooo'' diyordu :)
Biri de ''Ya sınava çalışıyorum kapatın şunu'' derken göz ucuyla izliyordu :D
Tabi bunu diyen kız hukuk kazandı biz kazanamadık. Ama sürekli bu diziyi açan kız da hukuk kazandı. İzleyen de kazandı izlemeyen de sanırım bir tek ben kazanamadım :/

Bu da Dünya Kupasından :)))
Sanırım Almanlar o kadar da robot değil Deep? :)
Ya da Schweinsteiger kendisinin takımdaki favorim olduğunu öğrendi? :)
NOT: Azimliyim, Schweinsteiger'in ismini Google'ye bakmadan yazacağım.

E adam 4 yıl önceden her şeyi söylemiiş :/
Bu resmi paylaşan twitte evi, arabayı, böbreği sat bu adama kupon yaptır diyordu ~kkk


25 Haziran 2014 Çarşamba

SAÇMALAMASYON

Merhaba:)
Şimdi çok değişik bir şey yapacağım. Normalde önce bir konu bulurum kendime sonra yazmaya başlarım. Başlarda blogumu Kore dizi/film yazıları yazmak için açmıştım ama blogum hiç bu amaca hizmet etmedi :) Hep sıkıldıkça yazdım ve genelde kişisel şeyler yazdım. Bazen blogumun kişisel bir blog olmadığını kendime söyleyip başka yazılar yazmak için kendimi kasmış olabilirim sadece :)
Değersiz bir yer olarak gördüğümü düşünmeyin ama blog sıkıldıkça yazı yazdığım bir yer oldu hep. Yine sıkıldım ve yine bir yazı yazmak istedim. Azıcık taslaklara baktım. Taslaklarımda neler var bir bilseniz. Aylar önce yapmam gereken 3 tane mim var mesela :) Sonra taslaklarımda olmayan ama yazmayı düşündüğüm şeyler var sonra yazmayı planlamadığım ama paylaşmak istediğim bissürü fotoğraf var ama aklıma ne gelirse söylemek için açtım bu sayfayı :) O yüzden konudan konuya atlayacağımın taahhütünü verebilirim :) Stres atmak için çok iyi bir yöntemmiş ama :)
Mesela hala aklıma sınav geliyor çok çalışmamış olsam da bir yılım gitti işte. Bir de midem benim en güvendiğim organımdı bu zamana kadar ne yediysem üstesinden gelmeyi başardı. Ama en önemli günde iflas etti. Çok şey mi yemiştim ki? Annem sınavdan bir gün önce çok seviyorum diye mercimek köftesi yapmış ve yanında bir kaç şey tabi. Sonra o gün ablamgil gelmişti. Babam da tatlı almış o yüzden. Matematik sınavına da girmeden önceki gün yeğenim gelmişti yine geldi. Yarın da onu görmeye gideceğim bu arada :)
Ve yeğenim ablamın sinirlenme taklitini yapıyor ama nasıl yapıyor bir görseniz. Böyle şirinlik yok ^.^
Yarın videosunu çekeyim ablamdan da izin alırsam paylaşacağım burada ama şimdiden söz verin göz değmek yok :D
Neyse yediklerimi anlatıyordum. Sabah da annem menemen yapmış ve bir sürü de karpuz yedim sabah. Mideniz bulanmasın ama hepsini sınav esnasında geri çıkardım :)
Şu an iğrençlik yapıyorum ama umurumda bile değil dertleşiyoruz şurada demi? Yazım kurallarına dikkat etmemiş olabilirim oradan düşünün ne kadar saçma bir yazı yazıyorum :P
Bu arada yazım kuralları benim zayıf noktalarımdan doğru yazılmazsa sinir oluyorum azıcık :) Hani şu ''de ayrı yazılır'' diyen kişiler var ya işte ben onlardanım :)
Bi tek bir kişinin düzgün olmayan yazıları hoşuma gidiyor Blogger aleminde bilin bakalım kim? :))
Aman neyse yeter sınav muhabbeti bu da benim kısmetim :) Ne gelirse gideceğiz artık, tabi gelirse :)
Mesela az önce arkadaşım ''Ne yapıyorsun?'' dedi ben de ''Sıkılıyorum'' dedim. Sonra yarım saat sonra ''sen?'' diye sordum :) Cevap vermiyor şu an :) Belki o da yarım saat sora yazabilir :p
Sonra..
Shakira'nın yeni klibini gördünüz mü? Şarkı yeni değil de (La la la) tekrar bir klip çekti sanırım yani ben yeni gördüm Number 1'de :) Dünya Kupasına özel çekmişler :) Yine çok güzeldi.
Messi, Pique..
Pique ile Shakira'nın çok güzel bi sahnesi var bu arada klipte favorim orası :) Çocuklarını da oynatsalardı keşke iyice aile klibi olurdu. Belki de oynatmışlardır :p
Neymar da vardı ama o futbolcuya sinir oluyorum. Çok havalı :/
Barcelona'da yok ama bu havası ülkesine gelince fazla şımartıyorlar :)
Sadece bu yüzden Brezilya elensin istiyordum ama 2. tura kaldı :/ Evet Neymar'a kızıp Brezilyayı yakmak denir buna :) Ama ben zaten Arjantin alsın istiyorum. Messi'ye doğum günü hediyesi olsun :)
Happy Birthdaaaayyy Messsssiiii ^_^
27 yaşına girmiş bu arada kariyerinin zirvesinde :) Yaşlanınca bile Beşiktaş'a gelme ihtimali yok demi? Hem kariyerini ülkesinde bitirmek istediğini söylememiş miydi? Yanlış mı hatırlıyorum :/
Amrabat hayranıydım ben bi ara da. Gelmeyecek mi o bu yıl? Kiraladılar mı yine yoksa tamamen sattılar mı? Galatasaraylılar biliyolar mı acaba? :))
Fernandes de gitti zaten en çok ona üzülüyorum :(
Bu arada Pis Yedili izliyorum :)) Seviyorum ben ya eğlenceli. Hem Melih Selçuk oynuyor. Önemi ise hayallerimdeki okulda okuması :) Ama hayır artık hayallerimi daha düşük tutacağım çünkü bir kaç gün öncesine kadar da İzmir'de hukuk okumayı falan hayal ediyordum şimdi hukuk gelmiyor :(
Bi sınavım bitti ama bir de KPSS ye gireceğim. O sınavın ne olduğunu bile bilmiyorum açıkçası sadece hocam girin demişti. Bu arada hocam sınav sonucumu görünce çok şaşıracak. YGS'de bile ne kadar şaşırmıştı LYS'yi görünce napar bilmiyorum. Cidden bu yıl hem YGS'de hem LYS'de başıma aksilikler geldi. 2014 benim uğursuz sayım artık :)
Sınavlardan çıkamıyorum ya iyice içime işlemiş :)
Normal hayata dönme girişimlerinde bulundum azıcık bir kitaba başladım yanda da görebileceğiniz gibi ama yanlış kitaba başlamışım sanırım :)
Vee A Gentleman's Dignity ye başlayacağım. Sanırım normale dönmem için bir Kore dizisi şart :)
Geçen yılın bir numaralı dizisiydi gözlemlediğim kadarıyla.
Off neyse sıkıldım ben yazmaktan sıkıldım dediğim yerde bırakacaktım zaten :) Yoksa ben konuşur da konuşurum :)
Önce bu yazıya resim koymayıp direkt yayınlayacaktım ama bir resim koyasım geldi ama çook alakasız bir resim olsun :)

Haha cidden çok alakasız oldu :) 
Güzel çekmişim ama demi?
Bi de kağıdın üstünde ne yazıyor okuyabilen? :)

Başlığa da koyabileceğim en saçma şeyi yazdığıma göre gönül rahatlığıyla gidebilirim.

22 Ocak 2014 Çarşamba

Ben Geldiim :)


Merhabaa !! :)
Uzuun süredir buralarda yoktum bir ses vereyim dedim. Şimdi hepiniz sanıyorsunuzdur ki ders çalışmaktan giremedim ama keşke öyle olsa :) Önce İnternet'te bir arıza oldu sonra tamamen iptal ettirdik ama sonra yeniden bağlattık :) Yani tamamen teknik problemlerden dolayı :)
Bu arada neler oldu neler. Ben bir yaş daha aldım ve 19 oldum :) Yeni bir yıla girdik en çok da o klasik yeni yıl postlarından yazamadım diye üzülüyorum :) Sonra çalışmalar tam gaz devam ediyor demek isterdim ama işte orta karar :) Ama netlerim iyi yani ben de anlamıyorum önceden de bu kadar çalışıyordum netlerim bu kadar değildi ama dershaneye pek gitmesem de gittiğim günlerde dersleri dinlemenin etkisi oluyor :)
Neyse ben tekrar geldiğim için çok mutluyum siz de aynı şeyi düşünüyorsunuzdur umarım :))
Son olarak bir kaç not yazıp gideceğim, OK?
NOT: Yeni yaşımı kutlayın :)
NOT: Yeni yılı da kutlayın 13 uğursuzdu ama 2014 uğurlu olur inşallah siz konuyu biliyorsunuz :)
NOT: Ha, ders çalışmak konusunda bana şu çok iyi geldi sende de olabilir dediğiniz şeyler, pratiklikler varsa paylaşırsanız sevinirim :)
NOT: Paul mimini yazacağım inşallah azıcık rötarlı oldu ama :)
NOT: Bu resimleri çok seviyorum ya :)

Yeterli mi bu kadar ? Ben de öyle düşünmüştüm :)


18 Eylül 2013 Çarşamba

Bi' Arkadaşa Bakıp Çıkacaktım

Evet birine bakıp çıkacağım:) Ya da ateş almaya geldim :)
Ya da.. Azıcık yazayım neler oluyor neler bitiyor dedim ^^ (Amma da uzattım)

Dershanem açıldı. Dersler başladı ama haftada 4 gün 3'er saat. Alıştırmak için yapıyorlarmış 1 Ekim'e kadar. Sanki ilkokul çocuğuyuz hayatımız dershanelerde geçti bizim :) Neyse benim işime gelir hıh.

Sonra Beşiktaş 4'te 4 yaptı :))))) Çok mutluyum ama Galatasaray için gerçekten üzüldüm. Ama hala hiç bir şey bitmedi inşallah çıkacağız gruptan.

Sonra dün Maraş'a acayip yağmur yağdı. Oralara da yağdı mı ki? Bugün de hava soğuktu zaten. Dershanede de TMci olduğum için ilk defa ciddi anlamda coğrafya dinledim. Zor ders valla ne yapacağım bilmiyorum :) Zaten en korktuğum derslerden biridir coğrafya. Bende çok eskiden kalan izleri var da :) ''Benim 1 ... Öğretmenim Vardı'' serisinde anlatacağım zaten :) Neyse işte dün yağan yağmurun sebebini anlattı hoca. Ben de size anlatayım :) Şimdi biz orta kuşakta bulunuyoruz ya kutuplardan gelen soğuk havayla ekvatordan gelen sıcak hava çarpışınca sıcak hava yukarı gidiyormuş soğuk hava aşağıda yağmur oluşturuyormuş buna da bi şey yağmuru demişti hoca ama unuttum kkk Neyse bu gereksiz bilgileri niye verdim bilmiyorum geçelim burayı :/

Sonra bugün hava kararmaya doğru dışarı çıkayım da azıcık saçma sapan fotoğraflar çekeyim dedim. K.Maraş'ı birazcık bizim balkondan görmek ister misiniz? :D :P


Bu Maraş değil tabi ki :) Telefonda çok değişik bir fotoğraf gibi duruyordu ama öyle değilmiş. Bildiğin ip :))


Bu da telefonda güzel gözüküyordu ya :)






Işıklar yeni yeni yanmaya başlıyor. Hava en sevdiğimden :)


Sokak lambaları çoktan yanmış..


Annemin kışlık şeysileri de girmiş araya ^^




İyice akşam oluyor..


Ve sonunda hava karardı.. Bunu odamdan çektim ama balkondan değil :)


2 Eylül 2013 Pazartesi

IM IN

Merhaba, nasılsınız? :) (sanırım ilk defa bir yazıya bu şekilde başlıyorum^^)
Bugün tüm gün evde olmamama rağmen bir kitap bitirdim ve bir film izledim. Yani aslında bu basit bir şey olabilir ama benim gibi asosyal ve tembel biri için hem dershaneye git hem film izle hem de kitap oku ? Zordu yani, ama başardım :))
İlk önce dershaneye gittim derslerin ne zaman başladığını öğrenmek için. Aslında mesaj atacaklarını söylediler ama evde sıkılıyordum ablamla oraya gittik. 17 Eylül'de açılıyormuş. Okulla birlikte açılıyor demişlerdi, cidden okulla birlikte olmuş :) Zaten haftanın dört günü de dershane var ne anladım ben mezun olmaktan :) Neyse, şikayet etmiyorum. Zaten uyguladığım plana göre YGS'ye dershaneyle başlayacağım, şimdilerde LYS çalışıyorum. Onun için dershaneye ihtiyacım var. 

Film izledim demiştim. Alvin ve Sincaplar'ı izledim. Zaten geçen de Pi'nin Yaşamı'nı izlemiştim. Aslında popüler filmleri izleyememe gibi saçma bir takıntım vardı ama onu da aşmak üzereyim :) 

Alvin ve Sincaplar çok güzeldi. Aslına animasyon severim ama animasyonla gerçek hayat birleşince sevmiyorum. Hani konuşan sincaplarla tek bir adamın maceraları olsa -ki filmin kapsamı baya daralırdı- gözüme çok batmaz ama sincapların insanların arasına karışması yani animasyonla gerçeğin birleştirilmesi beni pek cezbetmiyor. Çok fazla gözüme batıyor, saçma geliyor, inandırıcılığını kaybediyor :) Aslında bir animasyonda inandırıcılık aramam başlı başına saçmalık ama ne yapayım :) Neyse Alvin ve Sincaplarda bu fazlaca dikkatimi çekmedi. Çok güzel bir filmdi yani. Repliklere koptum :)) Dansları, tavırlar, şarkıları, konuşmaları vs. her şeyi güzeldi, çok eğlendim. Yarın da ikincisini izlemeyi düşünüyorum ama evdeki hesap çarşıya uymayacak sanırım :) 
Çarşı demişken, Beşiktaş nasıl kazandı demi ? :D 3'te 3 yaptık çok mutluyum :) Darısı Bursa maçına diyorum ve uzatmadan geçiyorum :)

Son olarak... Yanda uzun süre kalan Anna Karenina'yı bitirdim. Zaten Anna Karenina'yı okumasanız da konusunu biliyorsunuzdur. Herkes gibi ben de kitabı çok sevdim. Kitapta anlatıldığı kadarıyla Anna'ya ben de hayran oldum ama Anna ve Vronski fazlaca ilgimi çekmedi :) Daha çok Levin ve Kitiyle ilgilendim. Bir de Anna'nın oğlu Seryoja dikkatimi çekti. Önce annesinin yaptığını bilmeyecek kadar küçük ve onu seven ama zamanla annesini unutan hatta ondan nefret eden bir çocuk... Ne olursa olsun Anna buna izin vermemeliydi, çocuğunu yalnız bırakmamalıydı. Ama yine de Anna'nın ölümüne üzüldüm :( 
Son kısımlarda Türklerle ilgili bizim hoşlanmayacağımız kısımlar vardı :) Ama çok dikkatimi çekmedi, Anna öldükten sonra bıraktım diyebilirim zaten kitabı :) Filmini de izlemek istiyorum en kısa sürede..

İşte günüm böyleydi. Bu arada çekinmeyin bana film önerecekseniz hatta belki izlerim bile :p :)

18 Ağustos 2013 Pazar

Kış gelse de üşüsek :D

Bugünkü  3 ya da 4. yazıya  başlayışım :) Hiçbirini de tamamlayamadım. Ya da tembellik yapıp bıraktım da diyebiliriz :) Konuyla ilgili değil ama ben yazıları aklıma gelir gelmez yazarım. Hani bazı bloggerlar planlıyor, bir sıraya göre yazıyor ya onlara çok özenirim ama bende öyle bir şey olmaz sanırım. Mesela ilk yazımdan sonra bir yazımı yarım bırakmıştım hala taslaklarda. Düşünün artık :) Ama çok güzel bir mim yapıyorum Spotty'den. Onu tamamlayacağım inşallah. Buraya yazayım da vazgeçmeyeyim sonradan :))

Eveet. Konuya dönecek olursak bugün akşama doğru hava bulutlanmaya başladı. Hemen bilgisayarın başından kalktım, elime kitabımı aldım ve balkonda kitabımı okudum. Hava çok güzeldi çünkü hatta ablama bu havada evde mi durulur hadi dışarı çıkalım bile dedim :) Az sonra da yağmur yağacak belli.
Ben gerçekten bulutlu, yağmurlu havaları çok seviyorum. Yazın o koşuşturması bitiyor ve şehir bir anda sakinleşiyor sanki. Bir dinginlik, huzur geliyor. Tam ders çalışmalık :D Ya da benim gibi sınav kaygısı olmayanlar için kitap okumalık, sohbet etmelik... İşte bir anda gelen bu huzuru seviyorum :)
Ama buradan anlamayın ki diğer mevsimleri sevmiyorum. Aslında ben ayırt yapmam her mevsimi severim ama insan bi süre sonra sıkılıyor. Şimdi de sıcaktan sıkıldığım için yağmurun falan yağmasını istiyorum aslında :) Amaa ben her konuda tezat bir insan olduğum için bunda da sabit fikirli değilim. Mesela sonbahar gelsin diyorum ama yazın son günlerinde Eylül gibi hüzünlenirim bir yaz daha geçti diye :) Kışlıkları çıkarmaya başladığımızda falan baya hüzünlenirim. Yaza girerken pek hüzünlenmiyorum ama :p
Sonuç olarak hep sıcak hep sıcak sıkıldık. Kış gelse de üşüsek :))
BU ARADA: Resim alıntıdır. Herkes yazıyor ben de yazayım dedim kkk 
Aslında blogumun adresini yazmadığım her resim alıntı :) 

23 Temmuz 2013 Salı

Durum Güncellemesi:)

Görüldüğü üzere Facebook hayatımıza baya yerleşmiş :)
Uzun süredir yazmıyorum ya da öyle hissediyorum :) Bir gireyim ne yapıyorum, ne ediyorum yazayım istedim.

Biliyorsunuz tercihler yapıldı bitti. Ben yapmadım ama. Bu yıl da hazırlanacağım kesinleşti anlayacağınız. Çalışmalara ufak ufak başlamıştım ama son bir kaç gündür çalışamıyorum nazar oldu sanırım :) Kendi nazarım bile değmiş olabilir :p Bu gün de annemle dershaneleri dolaştık biraz. İsim vermeyeyim ama birinde karar kıldım yarın yazılıyorum inşallah. Ama opss o da ne yine bir sorun var :(
Hangi bölümden hazırlanacağım? :) İnsanlar bu bölüm olayına 9. sınıfta karar verir 10. sınıfta bitirir ben liseyi bitirdim hala bölümümü seçemedim :)
Şimdi dilim iyi ama dilden hazırlanmayacağım, TM mi? Sayısal mı? Liseden sayısalcı olarak mezun oldum,
3 yıl boyunca sayısal gördüm, hem sayısalda daha fazla bölüm var. Ama bi kolda iki karpuz taşınmaz birinden birini seçmek zorundayım :/ Ben de TM'den hazırlanmaya karar verdim, hukuk için çalışacağım inşallah :)
Bu gün de kendime tatil ilan ettim, kitap okudum filan. Kitaplarım gelsin yarın düzenli bir şekilde başlayacağım çalışmaya :) Bu arada YGS'nin de tarihi açıklanmış, 30 Mart :(
Bence aralıkta olsa iyiydi kurtulurduk biran önce ama yapacak bir şey yok :(

Neyse bu kadar sıkıcı konulardan bahsettiğimiz yeter :)
Sizin Ramazanınız nasıl geçiyor ? Ben görüldüğü gibi sahura kadar uyumuyorum, normalde ders çalışıyordum ama bugün tatil :) Bir ara sabahları da uyuyamıyordum zombiye bağlamıştım resmen :) Bu arada iki gündür davulcumuz gelmiyor. Trip atıyor sanırım adam :) Sana sesleniyorum davulcu amca özledik seni gel artık :))

Sonraa, neler izliyorum ? ''Another'' diye bir animeye başlamıştım biraz korkunca ara verdim :)) Evet bir animeden korkacağım benim de aklıma gelmezdi ama korktum işte :) Hem kendisi ilk animem olur, ama uzun bir anime listesi yaptım yarım dizilerimi bitirip anime eksiklerimi kapatacağım. ''Yeşil Yol'' diye bir film uzun süredir PC'de. Onu izlemem lazım bir de. Yazıyorum çünkü izleyenleriniz varsa güzel bir şeyler söyler de zavallıcık da benim elimden kurtulmuş olur :) Ondan sonra da First Time'ı izlemek istiyorum, Çin filmiymiş bir kaç bloggerda gördüm :) Biraz yerele dönecek olursak sanırım ilk bölümüydü bugün bir bebek dizisine baktık :) Evet adını unuttum :) Nurgül Yeşilçay ile Şahin Irmak oynuyor anlamışsınızdır şimdi :) Beni çok sarmadı ama komikti.

İştee günlerim böyle geçiyor boş boş yani :) Ama benim en sevdiğim hayat tarzı bu :p


10 Temmuz 2013 Çarşamba

100 Koyun meselesi :/

Hepiniz bilirsiniz 100 Koyun olayını. Uyuyamayanların uyuyabilmek için 100 koyun sayması, ama 100'e ulaşamadan uyuması :) Bilimsel olarak açıklaması ne bakmadım ya da bilimsel olarak böyle bir şey var mı bilmiyorum. Zaten buraya olaya mantıklı bir açıklama yapmaya da gelmedim aksine yeterince mantıksız bir yazı olacak :p

Ben bu koyun saymayı zaten birkaç kere yaptım. Bir defasında etkili olmamıştı 100'ü gördüm çünkü. Ama çoğu sefer kaçta kaldığımı unuttuğum için tekrar başlıyorum, yine yine unutunca sinirlenip bırakıyorum :) Yani bütün ev uykuda ben bi de koyunlara sinirlendiğim için uyuyamıyorum :) Mesela nerede kaldığımı unutmadığım zamanlarda da koyunlarla uğraşıyorum :) Düz yolda sayacağıma bir çitin üstünden atlatıyorum, sonra biri takılıp düşüyo öteki de onun üstüne düşüyo :) İstemli yapmıyorum ama kendileri öyle yapıyor :)
Sonra sürünün arkadan bir uyanık sessizce kaçarken yakalıyorum, al bütün konsantre bitti, kaçta kalmıştım ben?
İşte ablam ve kardeşimle tolu olarak uykumuzun gelmediği bir gün bunu konuşuyorduk benden vahimleri de varmış. Ablam dedi ki bizimkilerin düğünü var O.o Ben onları nişanladım, evlencekler yakında. İsim bile koymuş koyunlara :)

Ablamın durum daha vahim yani, koyunlardan bir dünya yaratmış kendine :)
Ben de merak ettim acaba herkes bu koyunları nasıl sayıyor ? Bizim yaptıklarımız normal mi? Yoksa deli olduğumuzu mu düşünüyorsunuz? :)


7 Temmuz 2013 Pazar

Şarkı Çevirmece & Blog tavsiye

Severek okuduğum Şeyda'nın Şeyleri  blogunda Şeyda'nın şarkıları kendine göre çevirip yayınladığı postları okurken ( bkz. materyallerimi kaldırıyorum ) benim de daha önceden yaptıklarım aklıma geldi :) Tabi benimkiler daha kısa aslında bir tane de şarkıyı yapmıştım böyle ama onu unutmuşum :) Ben de benim çevirdiğim şarkıları paylaşayım dedim;

Bana matematiği anlat,
 Bana Türkçeyi anlat
Özet geçme direkt anlat
Anlat ki çözülsün testlerim
Ben zekiyim demeliyim
Olasılığı anlat bana
Senin gibi çözmeliyim

Bana matematiği anlat
Bana Türkçeyi anlat
Özet geçme direkt anlat
____________

Haydi gel bizimle ol,
Oturup sıralarda sayalım karnedeki notumuzu
Oradaki bir ikiler
Özenip üçe dörde 
Dönüşürler bir gün beşe

:)

Bunu okuyan kişi;


Twitter'da bunu gördüm paylaşmak istedim :)
Siz ne dersiniz 'Bunu okuyan kişi' ? :) 
Belki de seni tanıyorum. Şuan kimle, nerde, napıyorsun biliyorum...
Hehe müneccim miyim ben yok öyle bi şey :p 
Bunu okuyan herkese gelsin o zaman bu resim :)

29 Haziran 2013 Cumartesi

Mood of the week : Boring

Hemen Hatice Translate'i devreye sokup sizin için çevireyim; sıkıldım yağğğ :)
Hehe çok ergence bir çeviri oldu :p

Evet, bu hafta hiç de güzel bir hafta değil.
Babam yokuşta düşmüş, evin yakınında olduğu için hemen gittik.İlk başta bir şeyi yok gibiydi hatta eve yürüyerek geldi sonra acısı geçmeyince hastahaneye gitti, meğer kırılmış :( 
Hem de iki yerinden. Herkes kırık olsa duramazsın falan diyordu hatta haftada 4 gün izlediğimiz Survivor'da da en çok bu cümle kullanıldı ''Kırık olsa duramazdın''. Biz de kırık yoktur ezilmiştir diye düşündük işte babam da yürüyünce daha kötü olmuş. 2 gün önce ameliyat oldu, pazartesi gelecek inşallah eve. Bu konuyu bu kadar uzattım çünkü sizde bu gibi halk arasında kalıplaşmış düşüncelerle kendiniz karar vermeyin neyinizin olduğuna direkt hastaneye gidin.

Sonra annem de babamla hastanede kaldı tabi, bir de bunun ev durumu var. Ablam da hastaneye sabah gidiyor, akşam geliyor. Yani evde bir kardeşim, laf dinlemeyen bir babaannem ve sürekli gelen misafirler kaldı :( 
Öğle yemekleri de bana kalmıştı, ki ben hayatında çayı bile bir kaç defa demlemiş, hatta sekizinci sınıfta bir denemede çay demleme aşamasını karışık olarak verip sıralayınız dediği için soruyu çözememiş, annesinden bile iş yapamaz raporu almış bir kızım :( Yaptığım tek yemek, hepsi bir çatala gelebilen yapışıp top halini almış bir makarnadır. Onu da çöp yedi zaten :)
Mesela annemin yokluğunda dolap dolmuş artık bi şey koyacak yer bulamıyoruz.Nöbetleşe bi şeyler çıkarıyoruz dolaptan :) Bir gün karpuz dışarıda kalıyor, bir gün meyveler falan :) Kardeşimde yoğurt çok yer kaplıyor diye onu dışarı çıkartmış.Yoğurt kıtlığı yaşandığı şu tarhana sezonunda ekşitmiş bi sürü yoğurdu :) 
Tabi annem gelince dolabı düzenledi. Üç kapta pilav bulundu mesela :) Ben de ''Yuh!'' dedim yani. Yemediğimizi dolaba koymuşuz sonra tekrar pilav yapmışız. Neyse annem gelince her yeri düzenledi ama ben çok üzülüyorum annem için çünkü benim kendim gibi bir kızım olsa kovarım valla :) Kadın bi yemek yapim, bir de banyo yapar geri hastaneye giderim diye gelmiş, benim yatırmam gereken faturaları yatırdı, tüm evi temizledi, yemeği yaptı bir de bizim için pasta yaptı yersiniz diye. Evde eksik yoktu ama çerez kola falan almış bizim için, babaannem için. Sonra geç kaldı tabii hastaneye giden otobüs için. Yürüyerek gitti bir de o yorgunluğun üstüne. Çok hayırsız biriyim de mi? :( Ama bundan sonra anneme yardımcı olacağım çünkü o dünyanın en iyi insanı , ve ben onu çok  seviyorum 

Bu arada sınavların açıklanmasını bekliyorum, büyük ihtimal tercih yapmayacağım ama hemen açıklansın istiyorum. ÖSYM duy sesimi, YGS'deki hızını bu sefer de göster ;)

Bu arada ben bir kaç resim paylaşayım sıkıldım diye girmiştim, bir sürü konuşmuşum artık bi dahaki sıkılmamda bu kadar çok konuşmazsam paylaşırım :)


Yeğenimden size kocaman gülücükler :)

10 Ocak 2013 Perşembe

Computer Pics. (4)


:'( Maalesef bu eşekliği ben de yaptım.Şu YGS muhabbetlerinde sınava kaydolmak için para yatırma işi vardı ben de arkadaşa e baban yatırsaydı ya dedikten sonra babasının öldüğü aklıma geldi:( Çok geç olmuştu ama bir şey de demedi zaten ama belli kalbini kırdım.Bir kaç gün önce oldu ama hala aklımda :( İlk defa böyle hissediyorum iki saniyede bir insanın kalbini kolayca kırıverdim azıcık dikkatli olsam böyle olmazdı özür de dileyemiyorum daha da açmamak için konuyu :( Allah bizi sevdiklerimizle özellikle ailelerimizle imtihan etmesin ve ben de dahil insanlara duyarlılık versin.


Resme bakınca kendimi de sorguladım çünkü ben eşitliğin ilk resimdeki gibi olduğunu düşünürdüm.Ama çok doğru önemli olan adaleti sağlayabilmek.Zaten Allah yarattığı kulu biliyor hukukun olduğu bölümde değilim merak etmeyin yani:) Adalet sadece mahkemelerde olmaz hayatta da elimizden geldiği kadar adil olmak dileğiyle...


Güzeldir tabii :) Allah herkese böyle sevenler nasip etsin :)


Kristen Stewart <3 Hakkındaki dedikodulara rağmen çok seviyorum, çok doğal bir yüzü var :) Salaş ve insanları takmayan bir kişiliği var gibi... Bazıları mimiksiz olduğunu düşünse de çok iyi bir oyuncu bence.


O değişmedi, büyüdü gibi bir Smiler'lık yapayım mı? :) Yep! It's me.Im a smiler ^^ Özel hayatı bizi ilgilendirmez ama Liam'a da gıcık oluyorum artı parantez belirteyim :)


Ronaldoooo !!! Gool!! Çok seviyorum maç izlemeyi özellikle Ronaldo oynayınca hehe ^^ Aslında ben Messi taraftarıyım ama resimlerde Ronaldo çıktı :) Zaten onu da seviyorum ama 2. olarak;)


Beyaz arka planda çok güzel duruyor değil mi? Hyoyeon fighting ^^ Ayrıca sana mavi çook yakışıyor :))


Yine bir Koreli kız.Makyaj mı dersiniz estetik mi derseniz bilmem ama bu Korelilerin (Uzak Doğuluların) çok farklı bir havası var bizde olmadığını düşündüğüm...Çok şekerler, çok şirinler...

Bugün de bilgisayardan bunlar çıktı.Rastgele seçiyorum bu resimleri onun için belli bir konuda değil benim için de sürpriz oluyor yani:) Yazması da eğlenceli ^^

6 Aralık 2012 Perşembe

Computer Pics. (3)

Öyle miymiş? Garip, benim yüreğimdekiler (hayallerim, gün geçtikçe azalan üniversite umutlarım...) yani beni dersten alıkoyacak ne varsa gündüz uğraşıyorum geceleri ise aklımdakilerle baş etmeye çalışıyorum (gün boyunca ders çalışamamanın vicdan azabı, YGS LYS gerçeği) zaten ancak gece aklıma gelirler gündüz gelirlerse ders çalışırım alimallah :)

YGS senin şerefine...

Aslında çok eski bir olay ama bu Boys Over Flowers'tan tanıdığımız kız Kore piyasası yüzünden intihar etmiş sınıfla birlikte BOF'u izlediğimiz şu günlerde hep görüyorum kendisini şimdi Allah rahmet etsin mi denir bilemedim...

Bu adam kim? :) Çok şirinmiş ve ben tanımadığım için kendimden utanıyorum:) Ya da hayır tembelliğimle gurur duyarak inatla kim olduğuna bakmıyorum:) Ben de şirin diye kaydetmiş olmalıyım ama çok tanınmış biriyse sakın üstüme gelmeyin:)

Bu adam kim? Bu çocuk kim? Bu ne hal? Diyorum ki belki de bir anlık bir çekimden doğan gerçekleri yansıtmayan bir görüntüdür ama arkadaki adamın bakışları bize hiç de öyle olmadığını söylüyor.Çocuk sevmenin de bir adabı, sınırı olur diyerek kınıyorum.

Bu fotoğrafı gördükçe Gu Jun Pyo'nun Jan Di için hazırladığı ışıklı şeyler aklıma geliyor tabii bir de oradaki sözü '' hala böyle küçük şeylere şaşırabiliyor musun? '' tabii Gu Jun Pyo için küçük ama insanlık için büyük bir şey:) Bizi kandırmayın Kore dizileri yok öyle bir erkek dünyada:) Ben taktım bu aralar BOF'a neyse resme gelelim çok harika bir yer değil mi? Bu kadardı.Gidebiliriz...

Evet son resmimiz de gülücük olsun Pollyanna kadar abartmamak koşuluyla her anımız böyle olsun:) YGS'ye 3 ay kalmışsa bile, siz hala ders çalışmaya başlamamışız bile, Gu Jun Pyo ile Jan Di bir türlü kavuşamıyorsa bile ''Just Smile''... :)

Yukarıya baktım da bu günlerde hayatım YGS-LYS ve BOF ile geçiyor hadi BOF geçer de YGSnin geçmesine daha 3 ay LYS'nin geçmesine ise 6 ay var:( Çok stresteyim bana şans dileyin.


25 Kasım 2012 Pazar

Hangisi ?

Biraz magazincilik oynayalım konumuz saç, evet saç aklıma gelen bir kaç ünlünün farklı renkte saçlarını koyacağım ve hangisinin daha çok yakıştığını size ve kendime soracağım:) Başlayalım o zaman;
Kristen Stewart:
Hep kahve tonlarıyla görmeye alışık olduğumuz Kristen Stewart haklı olarak bir değişiklik yapmak istedi herhalde.Aslında bu fotoğrafta güzel çıkmış ama ben sarışın haline pek ısınamamıştım ya da bu zamana kadar değişiklik görmediğimiz için yadırgamış da olabilirim kendi de alışamamış olacak ki geri döndü ama biraz daha bekleseydi alışırdık.Sonuç olarak kahve tonlarından yana olsam da güzele ne yakışmaz diyerek her ikisi de diyorum:)

Miley Cyrus:

Aslında son yaptığı saç değişikliği olmasa buraya koymazdım çünkü fazlaca saç değiştirenlerden olduğu için farklı renkte saçları çok dikkat çekmiyor, olmamış dedirtmiyordu.Ta kii son hali hariç çünkü çok dikkat çekti ve çok fazla eleştirildi(aslında saçlarını kestirmesi eleştirilmişti).Belki de bu zamana kadarki saçları hep benzer sarı-siyah-kahverengi tonlu olduğu içindir.Aslında çok kötü değil ama eski saçları daha güzeldi gibi...

Yukarıdakiler olumsuz örneklerdi bunlar da sevdiklerim aslında koyu siyah ve platin sarısı dışındaki tonlar ona yakışıyor ama başlık ''Hangisi'' olduğuna göre bir seçim yapmak lazım içimden birinci resim geçse de 20. yaş gününü geçenlerde kutladığını düşünerek yaşına daha uygun olan ikinci resim diyorum:)
Rihanna:

 Bence Rihanna'ya hepsi yakışıyor ama bir tercih yapmak gerekirse siyah diyorum farklı düşünceleri olanları da garipsemem ben de zorlandım zaten seçerken açık ara farkla bir öndelik yok yani:)

Hilary Duff:

Sarı renk ona gerçekten yakışıyor ama benim gönlüm kahve tonlarından yana:) Sarı sanki insanları daha yaşlı gösteriyor ya da koyu tonlar daha genç.Neyse aslında zamanın geçtiğini ve Hillary Duff'ın yaşının da buna karşı koyamayacağını düşünürsek evet sarı da olabilir izin veriyorum hehe 
Katy Perry:


Renkli saç deyip de Katy Perry demesek olur mu? İyi cesaret varmış ama biz olsak bu olmaz, bu da olmaz, bu hiç olmaz deriz.Katy ise bu olur, bu da olur mor mu? O zaten olur diyor herhalde:) Hepsi de olmuş ama favorim yine siyah özellikle Part Of Me klibinde siyah saçlı haliyle gözlerini kısıp bakışı vardı ya orada karar verdim sana en çok siyah yakışıyor duy beni Katy Perry :))

Yazıyı okuyorum da hepsine güzel demişim tam bir seçim yapmamışım ama ne yapayım kadınlar güzel olunca koy bakalım bana bir mor saç neyse ya girmeyelim hiç oralara:)Daha çok yazmak istiyorum yazıya başlarken sadece bir kaç kişi vardı aklımda ama şimdi bir sürü.Bu büyük yazıları da ayrı bir sevdim ama benim gibi iki çift lafı uzattıkça uzatan biri için pek iyi değil galiba:) O zaman bu kadar yeter diyorum ama diğerlerini de başka bir zaman yazacağım mutlaka siz istemeseniz bile kendim için yazarım çok sevdim çünkü:)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu arada şimdi güzel bir aşure yiyorum aklıma geldi aşure haftası da geldi midelerimiz şenlendi:) Mübarek olsun efendim az önce yemiş olmasam aklıma da gelmezdi herhalde bir de dün Öğretmenler günüydü.Onu da kutlayayım Tv programında gibi hissediyorum kendimi televizyona çıkarsam ne yaparım bilmiyorum ama ne yapmayacağımı biliyorum selam göndermeyeceğim bir farklılık olsun de mi?:) Neyse sapmayalım konudan (neden bahsediyorsun sen konu mu kaldı) evet belki ben de geleceğin öğretmeniyim o zaman öğretmenler günümüz kutlu olsun:)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...