Kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2014 Perşembe
Mersin'de Kore Nabzı! :)
Bir okul çıkışı 3 arkadaş parkta oturup sohbet ediyorduk. Bir yerde ben varsam konu mutlaka bir şekilde Kore'ye gider :)
Gene gitti.
Ben arkadaşın birine aslında Kore'nin ülkede çok yaygın olduğunu en azından dizilerinin bilindiğini, bir kere de olsa izlendiğini ve ülkede Koreseverlerin hiç de az olmadığı, İnternet'te böyle bir furya olduğunu anlatıyordum :) O da o kadar da yaygın olmadığını düşünüyor.
Bir de benim olduğum yerde iddia da çok olur yani :) Dedim ki on kişiden beşi Kore dizilerini seviyordur. Karşımızdan gelen on kişiye soralım diye iddiaya girdik :)
Sordum da, yeri geldi dövdüm ağızlarını burunlarını da kırdım :D [Güldür Güldür'ü izlemeyenler bence burayı anlamaya çalışmasın :)]
Sahil yoluna çıktık, iddiaya girmesi kolay tabi arkadaşım hiç sormadı 10 kişiye de ben sordum, rezil oldum yani :)
Sonuç: 7-3 yenildim :)
Bir de biraz kurnazlık yapıp seviyor musunuz diye değil hiç izlediniz mi diye sordum ama yedi kişi hiç izlememiş, iki kişi 1 tane izlemişti sanırım biri de Kore hayranı çıktı :) Bütün dizilerini izledim neredeyse dedi, o kız da tek gençti zaten :)
Ama bu kesinlikle objektif bir anket değildi çünkü hiiç kalabalık olmayan ve neredeyse hiç gencin bulunmadığı bir sahildi. Hep orta yaşlılar vardı ve dolayısıyla sonuç böyle oldu daha nötr bir yerde olsaydık 5/10 olurdu kesinlikle. Ben kendimi kaybetmiş saymıyorum ama iddiayı kaybetmiş oldum tabi :)
Zaten hep kaybederim ama hala inatla iddialara girmeye devam ediyorum :))
Var mısınız? :)
7 Ekim 2014 Salı
Misafir Kuş
Evet, evimizde çok tatlı bir misafirimiz var. Ama keşke evimizde değil de gökyüzünde olsaydı..
Annemle babam bayram ziyaretinden gelirken görmüşler bir duvarla tel örgü arasına sıkışmış. Annem de alıp eve getirmiş.
Yürüyemiyor ve uçamıyor :( Sanırım hem bacağı hem kanadı kırık :(
Ona bir kutu ayarladık hemen yem ve su koyduk ama hiç yemedi canı mı acıyor bilemiyorum ki.
İnternet'ten baktım biraz fazla dokunmayacakmışız, sıcak yerde tutacakmışız.
Veterinerleri de araştırdım ama bayram tatili diye hiçbiri telefonlara cevap vermiyor ama nöbetçi veteriner falan olmaz demi?
Neyse bugün bayramın son günü zaten yarın götürebiliriz inşallah onu öyle cansız görmeye hiç dayanamıyorum.
Sabah da hava güzel diye balkona çıkarttık arkadaşlarının seslerini duyunca biraz hareketlendi yürümeye hatta kanat çırpmaya falan çalıştı. Balkondan bir şeyler de yedi :)
Sonra yeğenim geldi o da çok seviyor kuşu ama sanırım biraz hırçın sevdi :) Başını falan avucuna almaya çalışıyor tabi hemen uzaklaştırdık kuşu Nuri'den :)
Bir de kedi korkusundan çok tutamadık iyileştirelim derken kediye yem etmeyelim de :)
Canım benim ya çok mahzun ve küçücük daha belki uçmayı bile öğrenemeden kırıldı kanatları :(
Sizin de tavsiyeleriniz varsa mutlaka yazın.
Umarım canı acımıyordur, umarım bizden korkmuyordur ve umarım en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur..
Annemle babam bayram ziyaretinden gelirken görmüşler bir duvarla tel örgü arasına sıkışmış. Annem de alıp eve getirmiş.
Yürüyemiyor ve uçamıyor :( Sanırım hem bacağı hem kanadı kırık :(
Ona bir kutu ayarladık hemen yem ve su koyduk ama hiç yemedi canı mı acıyor bilemiyorum ki.
İnternet'ten baktım biraz fazla dokunmayacakmışız, sıcak yerde tutacakmışız.
Veterinerleri de araştırdım ama bayram tatili diye hiçbiri telefonlara cevap vermiyor ama nöbetçi veteriner falan olmaz demi?
Neyse bugün bayramın son günü zaten yarın götürebiliriz inşallah onu öyle cansız görmeye hiç dayanamıyorum.
Sabah da hava güzel diye balkona çıkarttık arkadaşlarının seslerini duyunca biraz hareketlendi yürümeye hatta kanat çırpmaya falan çalıştı. Balkondan bir şeyler de yedi :)
Sonra yeğenim geldi o da çok seviyor kuşu ama sanırım biraz hırçın sevdi :) Başını falan avucuna almaya çalışıyor tabi hemen uzaklaştırdık kuşu Nuri'den :)
Bir de kedi korkusundan çok tutamadık iyileştirelim derken kediye yem etmeyelim de :)
Canım benim ya çok mahzun ve küçücük daha belki uçmayı bile öğrenemeden kırıldı kanatları :(
Sizin de tavsiyeleriniz varsa mutlaka yazın.
Umarım canı acımıyordur, umarım bizden korkmuyordur ve umarım en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur..
11 Eylül 2014 Perşembe
Son Durumlar...
- Biliyorsunuz Mersin'e gidiyorum :) Kayıt için bir kere gittik çok gezemesek de ben beğenemedim :/ İstasyonu falan çok kötü, otobüsler de çok kötü. Ve etraf da çok pis.. Ama daha kötü bir yer de olabilirdi o yüzden şikayet etmeyeceğim ve alışmaya çalışacağım, alışmak zorundayım :)
- Bu arada KYK yurdu çıktı bana önceden endişeleniyordum yurt konusunda ama bu konuda çok şanslıymışım. Çok rahat bir yer gibi özel yurt standartlarında. Ranzadan korkuyordum en çok ama yataklar ranza biçiminde değil :) Sadece kampüs içinde diye sevinirken benim bölümümün diğer kampüste olduğunu öğrendiğimde küçük(!) bir hayal kırıklığı yaşamış olabilirim :) Yine otobüslere kaldık anlaşılan :( Ama çok düz bir şehir belki bisiklet kullanırım ;)
- Amaa bende hiç heyecan yok ya :) Başka biri üniversiteye gitse daha çok heyecanlanırdım :) Ailemden ayrılacağım diye üzülüyorum biraz başka da bir şey yok :) Biraz diyorum çünkü 28 Eylülde KPSS için geri geleceğim tekrar bayramdan sonra dönerim muhtemelen :) Hiç mi gitmesem acaba? kkk
- Bir de sanırım şehirden ayrılmadan önce hepimiz arkadaşlarla buluşma telaşına girdik randevu yetiştiremiyorum insanlara :p
- Bu arada hala rahata erebilmiş değilim. YGS LYS falan bitti ama bir de KPSS'ye başvurdum işte. Yine çalıştığım yok ama kafası rahat olamıyor işte insanın :) KPSS için bir şeyler söylemek isteyen öneride falan bulunmak isteyen olursa çekinmesin :P Durumumu kısaca özetleyeyim; Anayasa hariç diğerlerini YGS ve LYS'den az biliyorum. Tamamen eksik olduğum yer Vatandaşlık kısmı :) Bir tane deneme çözdüm tabi ki belirleyici olmaz ama 83 puan vermişti bir site..
- Geçen gün de ablamla ablam gile gitmiştik :)) Güldüğüme bakmayın berbat bir gündü! Ufak çaplı bir yangın yaşadık :( Ama kapıyı açtığımda içinde bulunduğumuz evin kenarlarını alevler içinde görmek ufak bir etki yaratıyor pek tabii. Aklıma gelen tek şey yeğenim oldu ablamgile yangın olduğunu bile söylememişim yeğenimi aldığım gibi çıkmışım :) Neyse ki kimseye bir şey olmadı pek bir zarar da yok ama merdivenlerdeki böceğin ezilmiş olduğunu gördüm. Biri telaştan üstüne basmış olsa gerek :( Bi tek o var işte..
Off sıkıldım :) Bu kadar yeter demi ? :)) O zaman yeğenimin fotoğrafıyla bitireyim de neşelensin ortam :p
Haha bunu Twitter'de de paylaşmıştım, fırça temizlemeyi o da sevmiyor :D
(Takip edip takip edilelim, Twitter'e can verelim :P)
21 Ağustos 2014 Perşembe
Bu Bir Arı Macerasıdır :))))
Yukarıda koyduğum her parantez biraz daha sempati kazanmak için çünkü az sonra utanmadan nasıl bir rezillik yaptığımı anlatacağım :) Aslında yukarıda koyduğum resimle de arı sempatisini artırıyorum ama Arı Maya mı ben mi gibi bir tribe girmeyeceğim tabi :D
Şimdi ben arılardan korkarım hem de öyle böyle değil çok korkarım. Bugün de 3. gidişimde de olsa öğrenci kimlik kartı ücretini yatırdım. Yani yatırdık 3 sefer de ablamı peşimden sürükledim :3
Gelirken de yaz günlerinin rutini olarak dondurmalarımızı aldık yiyerek geliyoruz. Şöyle çarşının bitişiyle daha az kalabalık bir cadde arasında uzun bir yokuşumsu var. Çok da izbe bir yer ama çok kullanışlı ve insanlar yol kısalsın diye orayı kullanıyor :) Oradan çıkarken karşımıza arı çıktı önce biraz sağa sola kaçtım bu arada ablam merdivenleri çıkıp yokuşu bitirmiş. Bana Hatice gelsene diyor ama arı etrafımdan gitmiyor. Ben de biraz aşağı kaçayım dedim ama arı yine gitmiyor ben kaçtıkça arı da geliyor lanet olsun bu arı beni kovalıyor :D Haha bunu anlamamla ''Arııııııı'' diye çığlık atarak son sürat yokuş aşağı koşmam bir oldu! :D Tabi karşımdan da insanlar geliyor :) Sonra ablama baktım o da benim arkamdan gelmiş ama sanmayın ki benim için geliyor. Arı beni bırakınca ablamın yanına gitmiş ablam da bana bakınırken bir anda arıyı kolunun etrafında gezinirken görmüş :) Aslında o fazla korkmaz ama arı onun da peşini bırakmayınca benim arkamdan geldi o da kkk Kolumda sokacak yer arıyordu resmen diyor :)
Bir arı macerası daha yaşamamak için yolu üç dört kat uzattık ama oraya gitmedik :D
Bu arada elimizdeki dondurmaları tahmin edersiniz her yerimiz battı. Saçlarım kavgadan çıkmış gibiydi. Elim de pis düzeltemiyorum da o şekilde geldik eve :)
Biz elimizdeki dondurmalar için bizi kovaladığını düşünüyoruz. Sonuçta şekerli bir şey onun peşinden gelmiş olmalı yoksa iki normal(!) insanı neden durup dururken arı kovalar ki? :D Yazarken bile utanıyorum resmen arı tarafından kovalandım ya. Ama bunda mesafe kısaydı bir kere de köy yolu boyunda keçi kovalamıştı beni :D Hem de yavru keçi yani hani şu insanların sevmek için yanına gittiği. Şimdi düşündüm de yavru keçi tarafından kovalanmak arı tarafından kovalanmaktan daha utanç verici :/
Aslında ben hayvanları çok severim ama sanırım onlar beni sevmiyor :')
Şimdi ben arılardan korkarım hem de öyle böyle değil çok korkarım. Bugün de 3. gidişimde de olsa öğrenci kimlik kartı ücretini yatırdım. Yani yatırdık 3 sefer de ablamı peşimden sürükledim :3
Gelirken de yaz günlerinin rutini olarak dondurmalarımızı aldık yiyerek geliyoruz. Şöyle çarşının bitişiyle daha az kalabalık bir cadde arasında uzun bir yokuşumsu var. Çok da izbe bir yer ama çok kullanışlı ve insanlar yol kısalsın diye orayı kullanıyor :) Oradan çıkarken karşımıza arı çıktı önce biraz sağa sola kaçtım bu arada ablam merdivenleri çıkıp yokuşu bitirmiş. Bana Hatice gelsene diyor ama arı etrafımdan gitmiyor. Ben de biraz aşağı kaçayım dedim ama arı yine gitmiyor ben kaçtıkça arı da geliyor lanet olsun bu arı beni kovalıyor :D Haha bunu anlamamla ''Arııııııı'' diye çığlık atarak son sürat yokuş aşağı koşmam bir oldu! :D Tabi karşımdan da insanlar geliyor :) Sonra ablama baktım o da benim arkamdan gelmiş ama sanmayın ki benim için geliyor. Arı beni bırakınca ablamın yanına gitmiş ablam da bana bakınırken bir anda arıyı kolunun etrafında gezinirken görmüş :) Aslında o fazla korkmaz ama arı onun da peşini bırakmayınca benim arkamdan geldi o da kkk Kolumda sokacak yer arıyordu resmen diyor :)
Bir arı macerası daha yaşamamak için yolu üç dört kat uzattık ama oraya gitmedik :D
Bu arada elimizdeki dondurmaları tahmin edersiniz her yerimiz battı. Saçlarım kavgadan çıkmış gibiydi. Elim de pis düzeltemiyorum da o şekilde geldik eve :)
Biz elimizdeki dondurmalar için bizi kovaladığını düşünüyoruz. Sonuçta şekerli bir şey onun peşinden gelmiş olmalı yoksa iki normal(!) insanı neden durup dururken arı kovalar ki? :D Yazarken bile utanıyorum resmen arı tarafından kovalandım ya. Ama bunda mesafe kısaydı bir kere de köy yolu boyunda keçi kovalamıştı beni :D Hem de yavru keçi yani hani şu insanların sevmek için yanına gittiği. Şimdi düşündüm de yavru keçi tarafından kovalanmak arı tarafından kovalanmaktan daha utanç verici :/
Aslında ben hayvanları çok severim ama sanırım onlar beni sevmiyor :')
Olayın diğer kahramanlarını da koyayım da haksızlık olmasın :P
Son Olarak: Rezilliğime doymayayım!
29 Temmuz 2014 Salı
Happy Eid ^^
Yeni doğan günle bayrama uyanan şehirden günaydınlar ve iyi bayramlar efendim :))
Hahah iyice sunucuya bağladım ben :) Bu da şehrin bayrama uyanan başka bir tarafı azıcık elim çıkmış ama şimdi kim kesecek? Ben kesmeyeceğim orası kesin :D
Bir de bayrama uyanamayan kızdan günaydınlar :)
Şimdi biz ablamla Ramazan ayı boyunca sahura kadar uyumadık. Bir aylık alışkanlık sonuçta kolay terk edilmiyor. Peki benim ablam ne yaptı? Hemencecik uyudu. Artık nasıl bir dertsizlik, nasıl bir gamsızlık, nasıl bir gözlerimi kapar kapamaz uyudumculuksa bilemiyoruz :)
Ben yatarken babam kardeşimi uyandırmaya çalışıyordu bayram namazı geçiyor diye sonra da işte annemin beni uyandırmaya çalıştığını hatırlıyorum. Kaç dakika uyuduğumu siz hesaplarsınız artık :)
Aslında bu fotoğrafları dün çekmiştim, bayramın ilk günü. Erkekler camideyken, sokaklar boşken ve güneş yeni doğarken :)
Şimdi paylaşıyorum çünkü bizim sülalenin hepsi dün bizim evdeydi :) Sülalenin en yaşlısı babaannem sayılır ve babaannem bizde kalıyor doğal olarak en yakınından en uzağına bütüün akrabalarımızla bayramlaştık :) Bir de Maraş'ta aileler çok kalabalık olur bir aileyi uğurluyor diğerini ağırlıyorduk :) Ama kesinlikle şikayet etmiyorum yanlış anlamayın :D
Bakın bir de elime kına vurdurdum. Bizde bayramlarda kına vurdurmak adettir ama uzun süre biz vurmuyorduk. Bu sefer ben de istedim ama tırnaklar çok uzun sürede geçiyor diye sadece ortasına vurdurdum kkk Ama nasıl güzel kokuyor anlatamam şu an :) Koklayıp koklayıp yazıyorum bu yazıyı da kkk
Son olarak bayramla ilgili değil ama bir haberim daha var :) Led Apple Türkiye'ye geliyormuş 1 Kasım'da ^^
Bu sefer gideceğim, kararlıyım. Hem doğum günü hediyem olur kendi kendime :)
Ya bu arada ben sizin bayramınızı kutlamış sayıldım mı?
Tüm Müslüman aleminin Ramazan Bayramını enn içten dileklerimle kutluyorum ama öpmek yook. Sanal olarak bile sulu bayramlaşmak yok, yetheerrr diye çığlık atmama ramak kaldı da ^^
23 Temmuz 2014 Çarşamba
SURPRISE!
ÖSYM bize sürpriz yaptı ben de size sürpriz yapayım dedim :D
Sonuçlar açıklandııı :D
ÖSYM özel zamanlarda açıklamayı seviyor bunu bir kez daha anlamış olduk :D
Ne kadar çok gülüyorum demi çünkü çok mutluyum :D Hayatta gelmez dediğim bir yer geldi. ÖSYM kontenjanları azalttı diye kazanamayacağımı bile düşünmüştüm amaa artık bir Mersin Üniversitesi PDR öğrencisiyim :)
Mersin hem Maraş'a çok yakın hem de çok güzel bir şehir umarım okulum da güzel olur :) En çok da buraya yakın olmasına sevindim çünkü ben çok evcimenim, ailemi görmeden duramam çıkar çıkar gelirim artık :D
Öğretmenim de Facebook'ta ÖSYM'den yine yanlış bir tercih, kazananlar heyecandan dua etmeyi unutacak kazanamayanlar zaten dualarım kabul olmuyor diye etmeyecek demiş :)
Kazansak da kaybetsek de şükretmeyi, dua etmeyi unutmayalım özellikle bu mübarek günde. Hepimizin Kadir gecesi mübarek olsun :)
19 Temmuz 2014 Cumartesi
DEVE KUŞU
Herkesin benzediği bir hayvan varsa benimki devekuşudur :)
Şimdi deveyi hepimiz biliriz ne kadar zeki ve hazırcevap. Yani hangimiz boynun neden eğri sorusuna nerem doğru ki deriz? Gerçi Hilmi direkt neren doğru ki diye sorup deveye söz hakkı bırakmaz ama olsun :)
Sonra develerin hafızaları çok kuvvetliymiş bir gördüğü insanı ömrü boyunca unutmazmış. Yani deveyi gıcık falan edecekseniz tekrar karşılaşırsanız sizden intikam alacağını düşünerek edin :))
Ama kuşlarla ilgili pek olumlu sözler yok. Gerçi bir yerde kuşların zeki hayvanlar olduklarını 3'e kadar sayabildiklerini okumuştum yanlış hatırlamıyorsam ama emin değilim oradaki hayvan kuş olmayabilir de :) Ama kuşlar ''kuş beyinli, kuş kadar beynin yok'' gibi sözlerle hep küçümsenir.
İşte bizim devekuşu da arada kalmış. Kuşa mı çeksin deveye mi?
Zeki mi olacağım salak mı olacağım derken dengesiz, değişik bir şey olmuş :) Aynı benim gibi :)
Kafasını kuma gömünce de saklandım sanırmış :)))
Mesela benim de burcum yay yükselenim terazi. Düşünebiliyor musunuz dengesizliği?
Bazı konularda zekiyim ama bazen de aşırı salak oluyorum :)
Sonra kuşlar küçük olur ben de küçüğüm. 1.55 boyum. Ama beni kuştan devekuşluğuna çıkaracak bir kilom var :) 52 kiloyum. Yani çok değil aslında normal ama önceden bu boydayken 45 kilo falan olduğum için şişman gibi hissediyorum kendimi :) Yani ikimiz de kuş olamayacak kadar büyük deve olamayacak kadar küçüğüz :)
Bir de ikimiz de tembeliz sanırım ve işimize geleni söylüyoruz. Devekuşuna uç demişler ben deveyim demiş, koş demişler ben kuşum demiş :))
Aklıma gelenler bu kadar. Devekuşu bana çok sempatik geliyor kendime çok benzetiyorum dediğim gibi. Yani bir daha dünyaya gelseniz hangi hayvan olarak gelirdiniz sorusuna cevabım gözüm kapalı devekuşu. Sizce de benziyor muyuz? :) Sizin kendinize bu kadar yakın hissettiğiniz bir hayvan var mı?
7 Temmuz 2014 Pazartesi
Mezun Oldum^^
E sen zaten mezun olmuştun bu da eski diploman mı diyorsunuz?
Cevap: Hayır :)
Zaten mezun olduğum kısmı doğru ama diplomamı daha bugün aldım :) Hoca da çok şaşırdı, evet :)
Geçen seneden almayan bir tek ben kalmışım, bir farkım olsun demi? :))
Ama bu diploma baya eski gibi duruyor cidden onun adına üzüldüm başına daha neler gelecek kim bilir benim diplomam olmayı hiç istemezdi bence. Ya da okulda kalsa daha mı iyiydi? :)
Okula gidince anı olsun diye bir kaç fotoğraf daha çektim. Siz de tanışın benim güzel ama uzak okulumla :p
Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.
Aslında çok daha güzel bir girişimiz var ama sadece burayı çekmeyi akıl edebilmişim. En azından yarım saat yolculuktan sonra kaybolan enerjim girişin güzelliğiyle biraz toparlanıyordu.
Bahçemiz çok güzeldi aslında kenarları hep yeşillikti. Kamelyalar vardı sıra sıra. Oturaklar falan çoktu.
Okulun girişi ya da çıkışı :))
Ben bu dağ yerine 3,5 yıl haftanın 5 günü geldim :(
Arkadaşlarımı ne kadar sevsem de hapisteymiş hissi veren yerde kendimi hiç mutlu hissetmezdim. Hatta arkadaşlarımla yeni tanıştığımızda dışarıda farklısın okulda çok farklı diyorlardı. Yarım saat yol resmen barajı yüzüp geçersek bizim köydü ya :))
Bu yolları görmek istemiyorum...
Adil Erdem Bayazıt...
Bunlar da okulun aldığı madalyalar :)
Burayı sonradan yapmışlar. Sorgu odasına benzettim :))
Ve koridor :)
Bizim nöbet tuttuğumuz yer. Bakın nöbet bile tutuyorduk tam hapishane :)
Ama şu arkadaki koltuklar çok rahattı hakkını vermeliyim :)
Bir de rezil oldum eve dönerken. Otobüse bindim işte oturdum. Sonra koluma bir poşet çarptı. Yani ben çarptığını düşünmüştüm önemsemedim. Sonra bir daha çarptı. Baktım biri teyzeye yer versene diyor. Arkada da bir teyze varmış. Kalktım hemen ama resmen saygısız durumuna düştüm ama ben görmemiştim ki :)
Sonra bi de bir amcaya rezil oldum :)
Amca: Diploma mı aldın kızım?
Ben: Evet :)
Amca: Erdem Bayazıt Anadolu Lisesinden mi? (bunu bu kadar uzun ben bile söylememiştim)
Ben: Evet :)
Amca: Derecen kaç?
Ben: (İçimden) Derece mi? Derece ne ki?
Puan mı? Bakayım
Amca: Daha bakmadın mı? O.o
Ben: 77
(Utanarak) Geçen sene mezun olmuştum ben yeni alıyorum.
Amca: Hayırlı olsun
Ben: Teşekkür ederim :)
(Utançtan kafayı kaldıramadı.)
3 Temmuz 2014 Perşembe
ZEKOŞ.
İşte Zekoş bu :)))
Yeğenimin asıl ismi Zekeriya Nuri :)
Aslında yazması daha kolaymış ben hala ismini söyleyemiyorum çünkü :)
Zekeriya eniştemin babasının ismi Nuri de benim babamın. Eniştem babamın ismini koyacağım demiş e ablam durur mu ben de benim babamın ismini koyacağım demiş. Ortaya da bu tombik çıkmış :))
Aslında bir nevi yeğenim hayata 2-0 geride başlamış :)
Hani normalde isminin biri klasik biri modern olsa çocuk büyüyünce güzel olanı kullanırdı. Şimdi hangisini kullanacak? :) Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık :) Çok merak ettim bak şimdi :p
Ama onlar böyle bir şey yaptı diye biz çocuğa yetmişlik dede muamelesi yapmayacağız herhalde. Mesela ben;
Zekoş, Nuriş, Zekeriya Nuriş, Nurişko, Zek gibi bilumum isimlerle sesleniyorum :)
Neyse asıl konuya geçecek olursak geçenlerde bir yazıda ablamgile gideceğimi ve Nuri'nin sinirlenme videosunu çekeceğimi söylemiştim. Ama çocuk kamerayı görünce ifadesini kesiveriyor. Gizli çekmeye çalışınca da anlıyor çakal :) O yüzden çekememiştim ama bugün bize geldiler ve ilk defa bir video çekebildim. Velhasıl kelam onu paylaşmaya geldim :))
Şuralarda bir yerlerde yeğenimin de videosu bulunsun :)
Maşallah dedik değil mi? ;)
28 Haziran 2014 Cumartesi
GÜNÜN ANLAMLARI VE ÖNEMLERİ
Tabi ki günün en büyük anlamı Ramazan ayının ilk günü, ilk orucumuz :)
Dün gece ilk teravihi kıldık, ilk sahurumuza kalktık, davulun sesini ilk kez duyduk ve davulcuya bakmak için koşarak cama gittik :)
Bu sıcakta Ramazan nasıl geçecek muhabbetleri de yapıldı, 17 saat aç kalacağımız muhabbetleri de. Babamla kardeşim hangi camiye gideceklerine karar veremediler ve ezan yaklaşınca alt sokağımızdaki camiye gitmek durumunda kaldılar, yine :)
Biz kızlar (annem, ablam, ben) yine balkona yan yana düzülüp teravih kıldık ve anneme yine teravihin nasıl kılındığını sorduk :)
Ve yine annem bizden daha hızlı kılıp ''Anne sen eksik mi kılıyorsun acaba?'' gibi repliklere maruz kaldı.
Babam her zamanki gibi ''Kaç tane ekmek alayım?'' demeyi de unutmadı tabii.
Herkesin evinde klasik Ramazan olayları olmuştur. Ve şu an klasik olarak susadık, açız :)
Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin. Bu günleri layıkıyla, fazla zorlanmadan geçirmeyi nasip etsin :)
Ramazandan başka çok önemli bir olay daha oldu dün gece 01.30 sıralarında. ÖSYM bize sürpriz yaptı :)
Sahura kalkınca sınavı açıkladığımızı görsünler dedi herhalde biz uyumuyorduk tabi orası ayrı :)
Ben de tam o sıralarda sınavın açıklanmasına daha çok var diye düşünüyordum ki arkadaşım mesaj atmış açıklanmış diye. Hemen baktım tabi ama bir şey de anlamadım doğrusu neresi gelir falan hiç tahmin edemiyorum şu an. Tercih kılavuzu açıklansın artık ona göre tutan yerlere bakacağım ama tercihler 7-17 Temmuzdaymış. Daha çok var yani :)
Öyle paylaşacak bir sonuç değil ama siz de fikirlerinizi söylersiniz diye direkt paylaşıyorum :)
Bu arada ÖSYM böyle olmadı seneye de uğrayacağım size :)
Tercih yapacağım evet ama ben başıma bir aksilik gelmeden sınavımı çözene kadar gireceğim bu sınava. 2 yıldır hep bir aksilik oluyor ya :)
Son olarak KPSS'ye de gireceğim bu yıl. Onunla ilgili bir öneriniz olur mu ? :)
Bir de...
Hocam yanlışlıkla su içtim orucum bozulur mu? Hocam sakız çiğnemek orucu bozar mı? Sigara içmek orucu bozar mı? gibi cevabını zaten bildiğiniz bundan önceki seneler de defalarca sorduğunuz soruları sormayın artık :)
25 Haziran 2014 Çarşamba
SAÇMALAMASYON
Merhaba:)
Şimdi çok değişik bir şey yapacağım. Normalde önce bir konu bulurum kendime sonra yazmaya başlarım. Başlarda blogumu Kore dizi/film yazıları yazmak için açmıştım ama blogum hiç bu amaca hizmet etmedi :) Hep sıkıldıkça yazdım ve genelde kişisel şeyler yazdım. Bazen blogumun kişisel bir blog olmadığını kendime söyleyip başka yazılar yazmak için kendimi kasmış olabilirim sadece :)
Değersiz bir yer olarak gördüğümü düşünmeyin ama blog sıkıldıkça yazı yazdığım bir yer oldu hep. Yine sıkıldım ve yine bir yazı yazmak istedim. Azıcık taslaklara baktım. Taslaklarımda neler var bir bilseniz. Aylar önce yapmam gereken 3 tane mim var mesela :) Sonra taslaklarımda olmayan ama yazmayı düşündüğüm şeyler var sonra yazmayı planlamadığım ama paylaşmak istediğim bissürü fotoğraf var ama aklıma ne gelirse söylemek için açtım bu sayfayı :) O yüzden konudan konuya atlayacağımın taahhütünü verebilirim :) Stres atmak için çok iyi bir yöntemmiş ama :)
Mesela hala aklıma sınav geliyor çok çalışmamış olsam da bir yılım gitti işte. Bir de midem benim en güvendiğim organımdı bu zamana kadar ne yediysem üstesinden gelmeyi başardı. Ama en önemli günde iflas etti. Çok şey mi yemiştim ki? Annem sınavdan bir gün önce çok seviyorum diye mercimek köftesi yapmış ve yanında bir kaç şey tabi. Sonra o gün ablamgil gelmişti. Babam da tatlı almış o yüzden. Matematik sınavına da girmeden önceki gün yeğenim gelmişti yine geldi. Yarın da onu görmeye gideceğim bu arada :)
Ve yeğenim ablamın sinirlenme taklitini yapıyor ama nasıl yapıyor bir görseniz. Böyle şirinlik yok ^.^
Yarın videosunu çekeyim ablamdan da izin alırsam paylaşacağım burada ama şimdiden söz verin göz değmek yok :D
Neyse yediklerimi anlatıyordum. Sabah da annem menemen yapmış ve bir sürü de karpuz yedim sabah. Mideniz bulanmasın ama hepsini sınav esnasında geri çıkardım :)
Şu an iğrençlik yapıyorum ama umurumda bile değil dertleşiyoruz şurada demi? Yazım kurallarına dikkat etmemiş olabilirim oradan düşünün ne kadar saçma bir yazı yazıyorum :P
Bu arada yazım kuralları benim zayıf noktalarımdan doğru yazılmazsa sinir oluyorum azıcık :) Hani şu ''de ayrı yazılır'' diyen kişiler var ya işte ben onlardanım :)
Bi tek bir kişinin düzgün olmayan yazıları hoşuma gidiyor Blogger aleminde bilin bakalım kim? :))
Aman neyse yeter sınav muhabbeti bu da benim kısmetim :) Ne gelirse gideceğiz artık, tabi gelirse :)
Mesela az önce arkadaşım ''Ne yapıyorsun?'' dedi ben de ''Sıkılıyorum'' dedim. Sonra yarım saat sonra ''sen?'' diye sordum :) Cevap vermiyor şu an :) Belki o da yarım saat sora yazabilir :p
Sonra..
Shakira'nın yeni klibini gördünüz mü? Şarkı yeni değil de (La la la) tekrar bir klip çekti sanırım yani ben yeni gördüm Number 1'de :) Dünya Kupasına özel çekmişler :) Yine çok güzeldi.
Messi, Pique..
Pique ile Shakira'nın çok güzel bi sahnesi var bu arada klipte favorim orası :) Çocuklarını da oynatsalardı keşke iyice aile klibi olurdu. Belki de oynatmışlardır :p
Neymar da vardı ama o futbolcuya sinir oluyorum. Çok havalı :/
Barcelona'da yok ama bu havası ülkesine gelince fazla şımartıyorlar :)
Sadece bu yüzden Brezilya elensin istiyordum ama 2. tura kaldı :/ Evet Neymar'a kızıp Brezilyayı yakmak denir buna :) Ama ben zaten Arjantin alsın istiyorum. Messi'ye doğum günü hediyesi olsun :)
Happy Birthdaaaayyy Messsssiiii ^_^
27 yaşına girmiş bu arada kariyerinin zirvesinde :) Yaşlanınca bile Beşiktaş'a gelme ihtimali yok demi? Hem kariyerini ülkesinde bitirmek istediğini söylememiş miydi? Yanlış mı hatırlıyorum :/
Amrabat hayranıydım ben bi ara da. Gelmeyecek mi o bu yıl? Kiraladılar mı yine yoksa tamamen sattılar mı? Galatasaraylılar biliyolar mı acaba? :))
Fernandes de gitti zaten en çok ona üzülüyorum :(
Bu arada Pis Yedili izliyorum :)) Seviyorum ben ya eğlenceli. Hem Melih Selçuk oynuyor. Önemi ise hayallerimdeki okulda okuması :) Ama hayır artık hayallerimi daha düşük tutacağım çünkü bir kaç gün öncesine kadar da İzmir'de hukuk okumayı falan hayal ediyordum şimdi hukuk gelmiyor :(
Bi sınavım bitti ama bir de KPSS ye gireceğim. O sınavın ne olduğunu bile bilmiyorum açıkçası sadece hocam girin demişti. Bu arada hocam sınav sonucumu görünce çok şaşıracak. YGS'de bile ne kadar şaşırmıştı LYS'yi görünce napar bilmiyorum. Cidden bu yıl hem YGS'de hem LYS'de başıma aksilikler geldi. 2014 benim uğursuz sayım artık :)
Sınavlardan çıkamıyorum ya iyice içime işlemiş :)
Normal hayata dönme girişimlerinde bulundum azıcık bir kitaba başladım yanda da görebileceğiniz gibi ama yanlış kitaba başlamışım sanırım :)
Vee A Gentleman's Dignity ye başlayacağım. Sanırım normale dönmem için bir Kore dizisi şart :)
Geçen yılın bir numaralı dizisiydi gözlemlediğim kadarıyla.
Off neyse sıkıldım ben yazmaktan sıkıldım dediğim yerde bırakacaktım zaten :) Yoksa ben konuşur da konuşurum :)
Önce bu yazıya resim koymayıp direkt yayınlayacaktım ama bir resim koyasım geldi ama çook alakasız bir resim olsun :)
Şimdi çok değişik bir şey yapacağım. Normalde önce bir konu bulurum kendime sonra yazmaya başlarım. Başlarda blogumu Kore dizi/film yazıları yazmak için açmıştım ama blogum hiç bu amaca hizmet etmedi :) Hep sıkıldıkça yazdım ve genelde kişisel şeyler yazdım. Bazen blogumun kişisel bir blog olmadığını kendime söyleyip başka yazılar yazmak için kendimi kasmış olabilirim sadece :)
Değersiz bir yer olarak gördüğümü düşünmeyin ama blog sıkıldıkça yazı yazdığım bir yer oldu hep. Yine sıkıldım ve yine bir yazı yazmak istedim. Azıcık taslaklara baktım. Taslaklarımda neler var bir bilseniz. Aylar önce yapmam gereken 3 tane mim var mesela :) Sonra taslaklarımda olmayan ama yazmayı düşündüğüm şeyler var sonra yazmayı planlamadığım ama paylaşmak istediğim bissürü fotoğraf var ama aklıma ne gelirse söylemek için açtım bu sayfayı :) O yüzden konudan konuya atlayacağımın taahhütünü verebilirim :) Stres atmak için çok iyi bir yöntemmiş ama :)
Mesela hala aklıma sınav geliyor çok çalışmamış olsam da bir yılım gitti işte. Bir de midem benim en güvendiğim organımdı bu zamana kadar ne yediysem üstesinden gelmeyi başardı. Ama en önemli günde iflas etti. Çok şey mi yemiştim ki? Annem sınavdan bir gün önce çok seviyorum diye mercimek köftesi yapmış ve yanında bir kaç şey tabi. Sonra o gün ablamgil gelmişti. Babam da tatlı almış o yüzden. Matematik sınavına da girmeden önceki gün yeğenim gelmişti yine geldi. Yarın da onu görmeye gideceğim bu arada :)
Ve yeğenim ablamın sinirlenme taklitini yapıyor ama nasıl yapıyor bir görseniz. Böyle şirinlik yok ^.^
Yarın videosunu çekeyim ablamdan da izin alırsam paylaşacağım burada ama şimdiden söz verin göz değmek yok :D
Neyse yediklerimi anlatıyordum. Sabah da annem menemen yapmış ve bir sürü de karpuz yedim sabah. Mideniz bulanmasın ama hepsini sınav esnasında geri çıkardım :)
Şu an iğrençlik yapıyorum ama umurumda bile değil dertleşiyoruz şurada demi? Yazım kurallarına dikkat etmemiş olabilirim oradan düşünün ne kadar saçma bir yazı yazıyorum :P
Bu arada yazım kuralları benim zayıf noktalarımdan doğru yazılmazsa sinir oluyorum azıcık :) Hani şu ''de ayrı yazılır'' diyen kişiler var ya işte ben onlardanım :)
Bi tek bir kişinin düzgün olmayan yazıları hoşuma gidiyor Blogger aleminde bilin bakalım kim? :))
Aman neyse yeter sınav muhabbeti bu da benim kısmetim :) Ne gelirse gideceğiz artık, tabi gelirse :)
Mesela az önce arkadaşım ''Ne yapıyorsun?'' dedi ben de ''Sıkılıyorum'' dedim. Sonra yarım saat sonra ''sen?'' diye sordum :) Cevap vermiyor şu an :) Belki o da yarım saat sora yazabilir :p
Sonra..
Shakira'nın yeni klibini gördünüz mü? Şarkı yeni değil de (La la la) tekrar bir klip çekti sanırım yani ben yeni gördüm Number 1'de :) Dünya Kupasına özel çekmişler :) Yine çok güzeldi.
Messi, Pique..
Pique ile Shakira'nın çok güzel bi sahnesi var bu arada klipte favorim orası :) Çocuklarını da oynatsalardı keşke iyice aile klibi olurdu. Belki de oynatmışlardır :p
Neymar da vardı ama o futbolcuya sinir oluyorum. Çok havalı :/
Barcelona'da yok ama bu havası ülkesine gelince fazla şımartıyorlar :)
Sadece bu yüzden Brezilya elensin istiyordum ama 2. tura kaldı :/ Evet Neymar'a kızıp Brezilyayı yakmak denir buna :) Ama ben zaten Arjantin alsın istiyorum. Messi'ye doğum günü hediyesi olsun :)
Happy Birthdaaaayyy Messsssiiii ^_^
27 yaşına girmiş bu arada kariyerinin zirvesinde :) Yaşlanınca bile Beşiktaş'a gelme ihtimali yok demi? Hem kariyerini ülkesinde bitirmek istediğini söylememiş miydi? Yanlış mı hatırlıyorum :/
Amrabat hayranıydım ben bi ara da. Gelmeyecek mi o bu yıl? Kiraladılar mı yine yoksa tamamen sattılar mı? Galatasaraylılar biliyolar mı acaba? :))
Fernandes de gitti zaten en çok ona üzülüyorum :(
Bu arada Pis Yedili izliyorum :)) Seviyorum ben ya eğlenceli. Hem Melih Selçuk oynuyor. Önemi ise hayallerimdeki okulda okuması :) Ama hayır artık hayallerimi daha düşük tutacağım çünkü bir kaç gün öncesine kadar da İzmir'de hukuk okumayı falan hayal ediyordum şimdi hukuk gelmiyor :(
Bi sınavım bitti ama bir de KPSS ye gireceğim. O sınavın ne olduğunu bile bilmiyorum açıkçası sadece hocam girin demişti. Bu arada hocam sınav sonucumu görünce çok şaşıracak. YGS'de bile ne kadar şaşırmıştı LYS'yi görünce napar bilmiyorum. Cidden bu yıl hem YGS'de hem LYS'de başıma aksilikler geldi. 2014 benim uğursuz sayım artık :)
Sınavlardan çıkamıyorum ya iyice içime işlemiş :)
Normal hayata dönme girişimlerinde bulundum azıcık bir kitaba başladım yanda da görebileceğiniz gibi ama yanlış kitaba başlamışım sanırım :)
Vee A Gentleman's Dignity ye başlayacağım. Sanırım normale dönmem için bir Kore dizisi şart :)
Geçen yılın bir numaralı dizisiydi gözlemlediğim kadarıyla.
Off neyse sıkıldım ben yazmaktan sıkıldım dediğim yerde bırakacaktım zaten :) Yoksa ben konuşur da konuşurum :)
Önce bu yazıya resim koymayıp direkt yayınlayacaktım ama bir resim koyasım geldi ama çook alakasız bir resim olsun :)
Haha cidden çok alakasız oldu :)
Güzel çekmişim ama demi?
Bi de kağıdın üstünde ne yazıyor okuyabilen? :)
Başlığa da koyabileceğim en saçma şeyi yazdığıma göre gönül rahatlığıyla gidebilirim.
22 Haziran 2014 Pazar
:'(
Sınavla ilgili evet :(
Bitti ama berbat bir final yaptı. Bütün sınavlara girdiğim için bu sonuncuydu ve ben de çok mutluydum. Çoğu konuya çalışmamış olsam da sorun değildi yani. Ama dün gece 1'e kadar falan konulara baktım, sabah erken kalkıp devam ettim (evet o kadar çoktu çalışmadığım konu)
Resmen sınava saatler kala ezber yaptım. Ama bitmediği için yolda da okurum diye dergiyi yanıma aldım düşünebiliyor musunuz? Bir yazılıya gider gibi çalışarak LYS'ye gidiyorum.
Hayatımın en saçma son gün çalışmasıydı yani, bir yıl çalışma bir günde ezberlemeye kalk!
Ama hiçbiri sorun değil ben zaten bana yetecek kadar yapıyordum :(
Hukuk gelecek kadar yapardım yani o çalışmaları yapmasaydım bile. Kötü geçen matematik sınavım da önemli değildi.
Sınava girerken karın ağrım vardı bir ilaç aldım, hiç bir şeyim yoktu ama neden o saate denk geldi ki? Ya da niye benim alanım olmayan sınavlarda çok iyiyken bu sınavda rahatsızlanıyorum?
Beni bu zamana kadar sorunsuz taşıyan midem bugün iflas etti. Hayatımın en önemli gününde. Ve ilk defa midemle ilgili sorun yaşadım.
YGS'de de böyle olmuştu normalde yaptığımın kat be kat altında yapmak sinir bozucu ama ben yukarıdaki soruların cevabını biliyorum; hak ettiğim kadarını aldım yine, çalıştığım kadarını.
Sabah sınava gitmeden önce aklıma blog geldi ve buraya bir yazı yazmayı bile planlamıştım.
Ama daha mutlu bir yazı olacaktı, aksi aklıma bile gelmemişti. Geçen sene bir sürü yazı yazmıştım sınavlarla ilgili bu sene de hepsini bir yazıda toplayacaktım. Bütün oturumlara girdiğim için hepsinde yaşadığım maceraları tek tek anlatacaktım. Hatta bugünkü ezber olaylarını bile gülerek, dalga geçerek yazacaktım.
En çok da benim yüzümden türlü sıkıntılara giren gözetmen öğretmenler için üzülüyorum ve en çok da onlara minnettarım.
Bitti ama berbat bir final yaptı. Bütün sınavlara girdiğim için bu sonuncuydu ve ben de çok mutluydum. Çoğu konuya çalışmamış olsam da sorun değildi yani. Ama dün gece 1'e kadar falan konulara baktım, sabah erken kalkıp devam ettim (evet o kadar çoktu çalışmadığım konu)
Resmen sınava saatler kala ezber yaptım. Ama bitmediği için yolda da okurum diye dergiyi yanıma aldım düşünebiliyor musunuz? Bir yazılıya gider gibi çalışarak LYS'ye gidiyorum.
Hayatımın en saçma son gün çalışmasıydı yani, bir yıl çalışma bir günde ezberlemeye kalk!
Ama hiçbiri sorun değil ben zaten bana yetecek kadar yapıyordum :(
Hukuk gelecek kadar yapardım yani o çalışmaları yapmasaydım bile. Kötü geçen matematik sınavım da önemli değildi.
Sınava girerken karın ağrım vardı bir ilaç aldım, hiç bir şeyim yoktu ama neden o saate denk geldi ki? Ya da niye benim alanım olmayan sınavlarda çok iyiyken bu sınavda rahatsızlanıyorum?
Beni bu zamana kadar sorunsuz taşıyan midem bugün iflas etti. Hayatımın en önemli gününde. Ve ilk defa midemle ilgili sorun yaşadım.
YGS'de de böyle olmuştu normalde yaptığımın kat be kat altında yapmak sinir bozucu ama ben yukarıdaki soruların cevabını biliyorum; hak ettiğim kadarını aldım yine, çalıştığım kadarını.
Sabah sınava gitmeden önce aklıma blog geldi ve buraya bir yazı yazmayı bile planlamıştım.
Ama daha mutlu bir yazı olacaktı, aksi aklıma bile gelmemişti. Geçen sene bir sürü yazı yazmıştım sınavlarla ilgili bu sene de hepsini bir yazıda toplayacaktım. Bütün oturumlara girdiğim için hepsinde yaşadığım maceraları tek tek anlatacaktım. Hatta bugünkü ezber olaylarını bile gülerek, dalga geçerek yazacaktım.
En çok da benim yüzümden türlü sıkıntılara giren gözetmen öğretmenler için üzülüyorum ve en çok da onlara minnettarım.
18 Haziran 2014 Çarşamba
Bir Eğitim Yılından Geriye Kalanlar
Çalışkan öğrencinin hali elindeki uç tozlarında belli olur.
Ya da beceriksiz öğrencinin hali ^^
Geometri çözebilen insanlara hayranım :))
Şaka bir yana bu resmi niye çektiğimi hatırlıyorum. Konuyu çalıştıktan hemen sonra testinde ful yapmıştım :) Hem de geometri yani düşünebiliyor musunuz?
Sonra zirvede bıraktım zaten :D
100 gün dershaneye gitmişsem 99 gün geç kalmışımdır. Ama erken gittiğimde de tam erken gitmişim. İlk defa bir sınıfa giren ilk kişi olmuştum :)) Çok farklı bir hismiş :')
Bu da kanıtı işte. Bi tek benim çantam var :)
Ders çalışırken bana eşlik eden şirin şey ve yıl boyunca kullanmama rağmen hiç tükenmeyen kalemim :)
Ben önceden pembe rengini sevmezdim ''Iyy pembe mi o ne öyle be'' gibi tepkiler verirdim hatta ama elim de hep pembeye giderdi. Gizli severmişim meğer :) Sonra anladım ve özgür bıraktım içimde yıllardır sakladığım bu rengi ama biraz fazla kaçtı sanırım blogun da her yeri pembe :/
Rahatsız olan varsa söyleyebilir biraz daha sadeleştiririm :)
Sizce de bugünlük yeter demi? :)
Hem güzel denk gelmiş niye bozalım ?
Pinky again ^^
İşte hayat felsefem :))
Ama Matematik konusunun üstünde olması da ayrı bir ironik :/
Daha önce hepsini paylaştığım için geriye bunlar kalmış :D
Başlıkta ciddiydim yani :D
O zaman son olarak gece saat +2 de ders çalışmaktan yeni çıkmış blogger çalışmamızla bu postumuzu noktalayalım :)
Iıı bu resim çok çirkin oldu bu şekilde bitirmek istemiyorum :D
Ben de ''O yüzümdeki son sivilce olmasa şampuan reklamında oynardım'' adlı çalışmamla bitiriyorum :D
Aslında o sivilceyi silerdim de neyse ki doğallıktan yanayım. Ya da photoshop programını kullanmayı unutmuş da olabilirim :D
KENDİME NOT: Bir daha gece gece resimleri kurcalamıyorsun :D
15 Haziran 2014 Pazar
Neler Oluyor Hayatta ?
Şu başlık konusunda kendimi günden güne geliştirdiğimi düşünüyorum. Gün geçmiyor ki daha az saçmalayayım :) Neyse konuyu dağıtmadan iki resim paylaşıp gideceğim müsaadenizle :)
2 Sisters' 2 dirty wallets ^^
Soru: Hangisi benim?
Geçen ilkbaharın yeni açan çiçekleriydi, yeni paylaşıyorum. :)
Annemin en az bizler kadar değer verdiği kendi mahsulleri, namı değer kırmızı biber :)
Bu arada Maraş'ın dondurmasının yanında kırmızı biberinin de meşhur olduğunu bilmeyen yok demi?
Kardeşimin minnak karpuzuydu bu da..Büyümedi tabi :)
Dershanenin başlarından..İlk kez çözdüğüm testte ful yapmak sevindirmişti azıcık :D
Bu da Yiğit'in birinci olduğu haftalardan biri. Şu an da Survivor izliyoruz, ailecek bağımlısıyız :)
Bu arada her daim ÜNLÜLER. :))
Bunu da aylar aylaar önce çekmiştim test çözerken.
Paul'a armağan ediyorum :D
Bu da test çözerken dikkatimi çeken bir şiir. Çünkü bu sözlerin şarkısı vardı eskiden tanıdık gelmişti :)
Böyle şarkıları pek sevmem ama bu şarkı cidden güzeldi.
Merhabaa :))
Test çözerken ne kadar eğlendiğim oradan da görülüyor mu??
Mahmut ile Elif alınmasın ama onlar da kimmiş ki diye hemen işaretlemiştim. Cevap A tabi ki :)
Hüsrev ü Şirin diye halk hikayesi mi olur?
Bu da uzun süre önce yaptığım bir posttu. Başlığını falan hiç değiştirmeden yayınlayacağım direkt. Kıyamıyorum silmeye yazmışım o kadar:)
Taslaklarımı bir görseniz, Blogger aleminde yazdığım ikinci yazı bile hala taslaklarda :)
Yani şu an hayatımda olan şeyler değil:)
25 Mayıs 2014 Pazar
What's My Name?
Merhabaa:)
Kendimi uzun süredir blogdan soyutlamış gibi hissediyorum. Yazdığım bir kaç tane yazı da mim yazısı oluyor :)
Aslında yine bir mim yazıyordum çünkü yarım kalan üç tane mim yazısı daha var :D Evet doğru bildiniz okuldayken ödevlerimi de yapmazdım ben.
Random Play mimini yapıyordum meşhur zaten bilirsiniz sıradaki şarkı Rihanna'nın What's My Name şarkısı çıktı ve aklıma çok yakın zamanda olan bir anım geldi. Buradan da Rihanna'nın kulaklarını çınlatalım :D
Aslında çok komik bir şey değil öylesine bir şey belki ama ben yazmak istediysem yazarım :D
Kısa kesip (!) konuya giriyorum;
Şimdi dershanede edebiyat derslerinde hoca yazar-eser soruları soruyor sürekli. Her derste sorar yani özellikle de bana :) Dershane eylülde başlamıştı sekiz ay olmuş hocadan hiç ismimi duymadım. Geçen derslerde fark ettim bunu da. Bana soru soracağı zaman hep eliyle işaret ediyor. Tabi anladım ben hoca benim ismimi bilmiyor :) Bu yüzden soru fasıllarında deftere bakıyormuş gibi yapıp sorulardan kurtulmak istemiştim ama sevgili arkadaşlarım planlarımı suya düşürdüler. Hoca beni işaret ediyor ben bakmayınca dürtüyorlar. Madem sorulardan kurtulamadım en azından hocanın ismimi bilip bilmediğini sorup öğreneyim dedim. Yani anlık bir şeydi hocaya bunu sormak aklıma geldi ve hemen arkasından gittim :) İnsan önce bir düşünüp taşınır taşındığı yerde bi daha düşünür demi. Rezil olur muyum, saçma bir hareket olmaz mı diye.
Ben: Hocam size bir şey sorabilir miyim?
Hoca: Sana bugün neden çok soru sorduğumu mu soracaksın?
Ben: Hayır onu sormayacağım, benim ismimi biliyor musunuz?
Hoca: Biliyorum tabi.
Arkadaşım: Söyleyin o zaman hocam hadi bir de biz size soru soralım.
Hoca: düşünmekte...
Ben: Bilmiyorsanız bir önemi yok :)
Hoca: Sen hatırlat o zaman
Ben: Hatice :)
1 gün sonra:
Hoca: Bu soruyu da Haticeye soralım :)
Evet kendi ellerimle yaptım artık hoca ismimi söyleyip söyleyip soru soracak. Bu arada bu olayın üzerinden çok az süre geçmesine rağmen hoca her konuştuğumuzda ismimi söylüyor. Unutmuyorum bak demeye mi getiriyor acaba? :)
Sizce rezil olmuş muyum? Dürüst olun ama :)
Kendimi uzun süredir blogdan soyutlamış gibi hissediyorum. Yazdığım bir kaç tane yazı da mim yazısı oluyor :)
Aslında yine bir mim yazıyordum çünkü yarım kalan üç tane mim yazısı daha var :D Evet doğru bildiniz okuldayken ödevlerimi de yapmazdım ben.
Random Play mimini yapıyordum meşhur zaten bilirsiniz sıradaki şarkı Rihanna'nın What's My Name şarkısı çıktı ve aklıma çok yakın zamanda olan bir anım geldi. Buradan da Rihanna'nın kulaklarını çınlatalım :D
Aslında çok komik bir şey değil öylesine bir şey belki ama ben yazmak istediysem yazarım :D
Kısa kesip (!) konuya giriyorum;
Şimdi dershanede edebiyat derslerinde hoca yazar-eser soruları soruyor sürekli. Her derste sorar yani özellikle de bana :) Dershane eylülde başlamıştı sekiz ay olmuş hocadan hiç ismimi duymadım. Geçen derslerde fark ettim bunu da. Bana soru soracağı zaman hep eliyle işaret ediyor. Tabi anladım ben hoca benim ismimi bilmiyor :) Bu yüzden soru fasıllarında deftere bakıyormuş gibi yapıp sorulardan kurtulmak istemiştim ama sevgili arkadaşlarım planlarımı suya düşürdüler. Hoca beni işaret ediyor ben bakmayınca dürtüyorlar. Madem sorulardan kurtulamadım en azından hocanın ismimi bilip bilmediğini sorup öğreneyim dedim. Yani anlık bir şeydi hocaya bunu sormak aklıma geldi ve hemen arkasından gittim :) İnsan önce bir düşünüp taşınır taşındığı yerde bi daha düşünür demi. Rezil olur muyum, saçma bir hareket olmaz mı diye.
Ben: Hocam size bir şey sorabilir miyim?
Hoca: Sana bugün neden çok soru sorduğumu mu soracaksın?
Ben: Hayır onu sormayacağım, benim ismimi biliyor musunuz?
Hoca: Biliyorum tabi.
Arkadaşım: Söyleyin o zaman hocam hadi bir de biz size soru soralım.
Hoca: düşünmekte...
Ben: Bilmiyorsanız bir önemi yok :)
Hoca: Sen hatırlat o zaman
Ben: Hatice :)
1 gün sonra:
Hoca: Bu soruyu da Haticeye soralım :)
Evet kendi ellerimle yaptım artık hoca ismimi söyleyip söyleyip soru soracak. Bu arada bu olayın üzerinden çok az süre geçmesine rağmen hoca her konuştuğumuzda ismimi söylüyor. Unutmuyorum bak demeye mi getiriyor acaba? :)
Sizce rezil olmuş muyum? Dürüst olun ama :)
29 Mart 2014 Cumartesi
Ve Sonuçlar Açıklandı.
Evet az önce sonuçlar açıklandı ve 2 milyon kaderdaşımla itişe kakışa sonucumu öğrenmeye çalıştım:)
Aslında bana göre sınav berbat geçmişti. En kötü denememden bile daha kötü yapmıştım. Hani iyi başlamak önemli ya başta kopmuştu düğümler. O da nasıl? Hep 35 dk.'da çözdüğüm Türkçeyi 39 dk.'da çözdüm diye:) Ne kadar aptalım demi? Sonra morali bozuk bir şekilde Matematiğe geçtim ve 16'ya kadar geldim 16. soruyu çözemedim:) O kadar da ayrıntılı hatırlıyorum:) Sonra bütüün moral gitti biraz sınavı bıraktım, sinirim bozuldu. Sonra biraz Sosyal'e baktım tabi arada bir kaç defa daha sınavı bıraktım:) Son 40 dk.'da bir kaç tane matematik çözmüşümdür ancak, berbattı yani :(Sonuç: YGS5'ten 356 almışım 68 bindeyim :/
Geçen sene de 350 yapmıştım önemli olan o değil ama denemelerde 400-420 arası yaparken bu kadar düşmek :/
İstediğim üniversite için de şansımı %90 kaybettim:(
Neyse artık elimden geleni yapacağım ve gelen en iyi yere gideceğim ama bu sınava hazırlanma olayı bağımlılık yaptı iki yılda:) Gitsem bile yine gireceğim, benden kurtuluş yok ÖSYM!:)
Ama bu sınavdan sonra takıntılarımı takmamaya karar verdim çünkü sonuçları böyle ağır oluyor.
Neyse biraz konuyu dağıtayım girdiğim okulda ne oldu biliyor musunuz? Kızın biri sınava telefonla girmiş O_o
Türkiye'de bir tek Maraş'ta o da benim okulumda:) Çağırıyorum resmen:)
Kız telefonunun yanında olduğunu fark etmemiş, polis de cebine bakmamış kızın. Benimkine de bakmamıştı. Tel toka vardı bende de onu da görmedi. Okulda güvenlik baya zayıftı. Kızı polisler götürmüş polis hakkında da soruşturma açılmış. Yani bir insan cebindeki telefonu nasıl hissetmez ki?
O değil de ben kızı kim aradı onu merak ediyorum :)
Neyse ya kaderimiz buymuş, emeğimin karşılığını aldım. Sınava giren arkadaşlarım sizin sonuçlarınız nasıl? :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























.jpg)






















