Sayfalar

11 Kasım 2017 Cumartesi

Dünyanın En Saçma Binasının Tepesine Çıktım!

Hahah başlığa bak! Clickbait?
Ama olay tamamıyla bu arkadaşlar ben ne yapabilirim? :)

Google'ye dünyanın en saçma binası yazdığınızda Kahramanmaraş'taki İl Özel İdare Binasının çıktığıyla ilgili şöyle bir yazı yazmıştım zamanında.
 http://lowerkorea.blogspot.com.tr/2015/10/dunyanin-en-sacma-binasi.html

Altına da bir arkadaş binanın en üst katına çıkıp şehir manzarasına bakmamı önermişti. Daha önce hiç aklıma gelmemişti gerçekten hatta ben o binanın içinde insanların olduğunu bile düşünmüyordum :)
Binanın dıştan görüntüsü bu.

Neyse 19 katlı binanın 17. katına falan çıkmıştım galiba hatırlayamıyorum daha üstleri kilitliydi. Aslında keşke merdivenle çıksaymışım güzel bir challenge olurmuş :)

İşte oradan çektiğim şehrin enfes manzaraları;
 
Kahramanmaraş Kalesi

Artık yaşam alanları çok sistematik ve modern binalarla çevrildiği için bu eski ve çarpık binalar bile çok nostaljik geliyor. Ben nereye gidersem gidip ne zaman dönersem döneyim bazı şeyler hep yerinde duracakmış gibi. Bu şehir de hep benim kalbimde kalacak. 


Bu da İnsagram'da paylaştığım, filtreli kkk :)

Ülker çikolatalı gofreti sevmeyen, memleketi Maraş olup da kalbinde sevgisini bulundurmayan var mıı?? :)


1 Ağustos 2016 Pazartesi

SNAPCHAT 👻

Son dönemin en popüler sosyal medya hesabı bariz bir şekilde Snapchat. Ben de uzun süre önce açmıştım ama tembellik işte yeni paylaşıyorum burada :) 
Ben şahsen çok seviyorum bu uygulamayı. Çabasız, uğraşsız, anlık paylaşımlar yapılıyor. Daha samimi. 

Snapchat filtreleri bile bence açmak için başlı başına bir sebep. Çok güzeller :) Özellikle makyaj filtreleri favorim. Hatta böyle bir yazı okumuştum favori filtrenize göre karakter analizi yapıyordu :P 

Bu da benim tatlış Nuniş'im. Yeğenim Snapchat'i benden çok seviyor, hadi yüz değiştirelim diyip duruyor :) Ama filtrelerden korkan komşularımız da yok değil kkk
Ama bir kötü özelliği var kişileri takip etmesi biraz sıkıntı. Aslında kötü özellik de değil çok fazla öyle önünüze geleni takip etme profiline bakma olanağı yok. Ancak rehberinizdeki kişileri bir de kullanıcı adını bildiğiniz kişileri takip edebiliyorsunuz. 
Eveet kullanıcı adlarınızı ya da sevdiğiniz hesapları yorum olarak yazabilirsiniz ben seviyorum böyle insanları takip etmeyi kk işim gücüm yok :) Yoo yoo PDR'ciyiz sonuçta insanların olduğu her ortamda ben de olmalıyım :P

Evet, benim kullanıcı adım htcsk. 
Ve evet adımdan soyadımdan sesli harfleri çıkartarak yaptım, çok yaratıcı demi? Ne yapayım LoverK lı şeyler alınmıştı hep :) 

Gözüm üzerinizde !!!




26 Haziran 2016 Pazar

2 BROKE GIRLS

Merhabalaar :) 
Bu saatte yazı yazmam saçma olur mu bilmiyorum ama bir kaç sene önceki Ramazan aylarında gece buralar çok ıssız olmuyordu Bloggerler gerçekten o kadar değişti mi canım?:)
Şimdi öncelikle bu diziyi izlemeye devam eden tek kişi gibi hissediyorum kendimi. Hiç görmüyorum etrafta bu diziyi izleyen evet arkadaşlar 2 Broke Girls bitmedi hala devam ediyor :D
Gerçi sezon finali oldu. 
Çoğu kişinin favori karakteri Max. Ben de Max'i çok seviyorum ama sanırım benim dizide favori karakterim yok çünkü seçim yapamıyorum. Hem illa seçim yapmak zorunda mıyız, illa taraf mı tutmalıyız bir şeyi de bütünüyle ya da duruma göre sevemez miyiz? Evet sosyal mesajımı da verdiğime göre sıradaki :P
Evet bu da Caroline. Hani bir dizi karakteri olsan hangisi olmak istersin diye sorarlar ya sanırım Caroline derim :) 
İşletme okumuş olması ve finansal zekası etkili sanırım bunda :) İşletme okumak hep benim hayallerimdi. Hani böyle çıtır dizileri yorgun zamanlarda vakit geçirmek için izleriz ya bu diziyi izleyince bana çalışma şevki geliyor :) Ve maalesef hayallerimi hep canlı tutmama neden oluyor :) Sanırım işletme alanında yüksek lisans yapma düşüncelerinde bulunuyor olabilirim. Neyse belki bu düşüncelerimi başka bir yazıyla ayrıntılı anlatabilirim :)

Bu arada Caroline'nın mezunu olduğu için övünüp durduğu Wharton'un hep uydurma bir okul olduğunu düşünüyordum. Ama araştırdım ki öyle değilmiş. Gerçek bir okulmuş ve dünyada en iyi işletme eğitimini veren okullardan biriymiş. Ayrıca belirtmek isterim ki Google'in şu anki CEO'su bu okulda İşletme yüksek lisansı yapmış. Evet bunları sadece laf olsun diye yazıyorum asla ve asla çılgınca hayallerimin olduğunu düşünmeyin. (utanan maymun smiley)

Evet 2 Broke Girls'ten bahsederken Google'in CEO'suna ne zaman geldiğinizi düşünüyor olabilirsiniz, başlıkla uyumlu olarak konuya sadık kalmak mı? Asla!

Evet bu kızların tatlı, karamsar ama umut dolu, sıradan ama eğlenceli hayatlarını izlemeyi seviyorum. Bu da favori repliğim;



21 Mart 2016 Pazartesi

KLASİK FİLMLER

Kendim hakkında en rahatsız olduğum konulardan biri az film izlemem olduğuydu. Aslında film izlemeyi seviyorum ama iki saat boyunca oturup filmi izlemek sıkıcı geliyor biraz. Tabi üniversiteye başlayınca güncel filmlere daha çok gider oldum arkadaşlarım sayesinde. Sıra o klasik, herkesin izlediği izlemese bile adını ve konusunu bildiği filmlere geldi. Oda arkadaşlarımla haftada bir film izleme kararı aldık. Haftada bir az tabi yine ama en azından diyelim :)

İlk filmimiz geçen seneden beri hep izlemek istediğimiz ama bu seneye kalan Ölü Ozanlar Derneği
En iyi senaryoda Oskar almış. Herkesin izlemesi gerekir tabi özellikle Eğitim Fakültesinde okuyanların. Ancak 1989 yapımı olması itibariyle biraz eski kaldı. Eski filmler günümüzde izlenmez gibi bir şey değil de orada işlenen konu, olaylar, düşünceler değişiyor zamanla. 
Ancak eğitimle ilgili anafikir zamansız tabi ki :)
Bu aradaa Kendall Jenner'in geçenlerde bu filmin fotoğrafını paylaştığını belirtmek isterim. Dedikodu yapmak gibi olmasın ama bence o da yeni izledi :D
7.5/10

Aynı günün sonunda ise;
Leon The Professional
İşte buna bayıldım! Konusunu falan da biliyordum bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Ama en sevdiğim filmlerde ilk üçe girer hatta zamanla bu etkisi devam ederse en sevdiğim film olur yani :)
O zaman bir replik gelsin;
Mathilda: Leon, hayatını kazanmak için tam olarak ne yapıyorsun?
Leon: Temizlikçiyim.
Mathilda: Yani bir tetikçi misin?
Leon: Evet.
Mathilda: Bu harika.
10/10

Son klasiğimiz ise Amelie oldu. Arkadaşlarım bunu çok beğenmese de ben sevdim. Başları güzeldi ama evet biraz yavaş ilerliyor. Paris sokakları çok tatlıydı. Ve Fransızca öğrenmek istediğimi yeniden hatırlattı bana :) 
6.5/10

Eveet, son haftanın klasikleri bunlardı. En azından "izlemedim" demeyeceğiz :) Bir de bunları izlemeyen bir tek ben mi varım ya lütfen yorum yazın :) Belki bir sonraki filmimiz bir Hint klasiği olan "Milyoner" olur. Ve evet onu da izlemedim!


18 Mart 2016 Cuma

Ben Bu Aralar

Ben "Ben Bu Aralar" yazılarını okumayı çok severim. Hep de yazmak istemiştim ama farklı bir başlık bulmaya çalışıyordum. Bir çok başlık denedim ama hiçbiri içime sinmiyor dedim bari klişe olsun ama güç olmasın ben de herkesle aynı başlığı kullanayım :)
Bu yazıya da uzun bir giriş yaptığıma göre Welcome to blog diyorum kendime :) Uzun süredir yazı yazmadığımın farkındayım. sorry!

Öncelikle bu aralar ülke olarak hiç iyi halde değiliz. 3 defadır kalbimizden vuruluyoruz. Hangi düşünce sınavdan yeni çıkmış gencecik insanların ölmesine sebep olabilir? Hangi düşünce bir insanın canı eder? Orada hepimiz olabilirdik, hepimiz o durakta bekleyebilirdik. Umarım bu son olur çünkü artık hiçbirimiz yeni acılara tahammül edemeyiz.

Dizi olarak 2 Broke Girls'ü izliyorum. Caroline karakterinin iş konusundaki davranışları bana itici güç oluyor :) Bir de sanırım 1 saatlik dizileri izlemek bana yorucu geliyor, 20 dakika ideal ;) Ama 2 Broke Girls'de yeni bölüm beklediğim için yakın zamanda New Girl'e de başlayabilirim. Bir de 2 Broke Girls'ü yeni baştan İngilizce altyazı izlemeye başladım İngilizce'm gelişsin diye :)
İngilizce demişken dilimi geliştirmek için tamamen İngilizce bi blog yazmayı da düşünmüyor değilim ama ileride belki :P

Bu resim benim mottom olmuş durumda. Her yere bu resmi koymaya çalışıyorum. Aslında ben çok tembel olsam da çalışmaya da çok şevkli biriyim :) Öncelikle size telefonumu kaybettiğimi söyleyeyim. Mersin'e gelirken otobüste unuttum sonra da bulunamadı tabi. Ama babam bana sürpriz yapıp yeni bir telefon almış :) Evde beni bekliyor kendileri 15 gün sonra kavuşacağım. 
Ve resimle alakalı olan kısmına gelirsek bu sorumsuzluğumdan sonra kendimi biraz cezalandırdım. Para harcamalarımı kısıtladım. Bir de artık çalışma deneyimi yaşamak istiyorum. 21 yaşındayım ve hiç kendi paramı kazanmadım. İş ilanlarına bakıyorum başvurabileceğim işler var oyun ablalığı falan gibi. PDR de okuyorum çocuk psikolojisi dersi gördüm. Bana uygun bence ama cesaret edemiyorum. Daha önce hiç çalışmadığım için yapabilir miyim bilmiyorum. Bana biraz cesaret verirseniz hiç fena olmaz ;))

Dinlediğim müzikleri de yazının aralarına serpiştireyim;

Kore dizisi olarak da Descendats of The Sun a başladık. Yeni bir dizi zaten ve çok güzel. Başrol erkeğimiz asker ve kızımız doktor. Asker-doktor yakıştırmasını onlar da düşünmüş demek ki.
Ben tek başıma ise eski bir dizi olan You Are Beautiful u izliyorum. O da güzel zaten izlemeyen bir ben kalmıştım :) 
Diğer arkadaşımla da zorla başlattığım Dae Jang Geum u izliyorum :)) Ama hiç bir yerde Türkçe altyazı bulamadım hep dublaj :( Siz biliyorsanız söyleyin bana da :)
Evet Kore dizilerinde işler karışık :)

Çok fazla hayal kurduğumu milyon kere söylemiştim ama hayal kurmak da bir yere kadar artık hayallerimi gerçekleştirmek için somut adımlar atmalıyım. Mesela milyon tane yapmak istediğim şey var ama onlar bile yazılı halde değil. 
Bilgi de öyle bence. O kadar çok şey biliyoruz ki artık haddi yok. Artık bilgilerimizi eyleme dökmek ve hem kendimize hem de başkalarına yararlı hale getirmek zorundayız.


Evi ve evdekileri çok özledim özellikle gel fotoğraf çekilelim dediğimde yanağını yanağıma yapıştıran yeğenimi ^.^

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni bitirdim, başlarda beğenmemiştim basit gelmişti ama sonlara doğru bayıldım. Hatta yazısını yazacaktım ama İnternet'te yazmayan kimse kalmadığı için benim bir farkım olsun dedim :) Ama bu kitabı okurken de salaklığımı konuşturdum ve kitap bitmeden katilin kim olduğuna baktım ve tahmin ettiğim kişiymiş :))
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi bitince Eşref Saat'e başladım. Deneme okumayı çok severim ancak bunu sevmedim gibi.

Kısaca bu ay fazlasıyla Birdy dinledim.

Bu zamana kadar yazacak bir şey bulamadığım için yazmıyordum ama yazacak daha çok şey varmış :) Neyse daha fazla uzatmayayım, siz neler yapıyorsunuz?




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...