Sayfalar

28 Haziran 2014 Cumartesi

GÜNÜN ANLAMLARI VE ÖNEMLERİ


Tabi ki günün en büyük anlamı Ramazan ayının ilk günü, ilk orucumuz :)
Dün gece ilk teravihi kıldık, ilk sahurumuza kalktık, davulun sesini ilk kez duyduk ve davulcuya bakmak için koşarak cama gittik :) 

Bu sıcakta Ramazan nasıl geçecek muhabbetleri de yapıldı, 17 saat aç kalacağımız muhabbetleri de. Babamla kardeşim hangi camiye gideceklerine karar veremediler ve ezan yaklaşınca alt sokağımızdaki camiye gitmek durumunda kaldılar, yine :)
Biz kızlar (annem, ablam, ben) yine balkona yan yana düzülüp teravih kıldık ve anneme yine teravihin nasıl kılındığını sorduk :) 
Ve yine annem bizden daha hızlı kılıp ''Anne sen eksik mi kılıyorsun acaba?'' gibi repliklere maruz kaldı.
Babam her zamanki gibi ''Kaç tane ekmek alayım?'' demeyi de unutmadı tabii.

Herkesin evinde klasik Ramazan olayları olmuştur. Ve şu an klasik olarak susadık, açız :)
Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin. Bu günleri layıkıyla, fazla zorlanmadan geçirmeyi nasip etsin :)


Ramazandan başka çok önemli bir olay daha oldu dün gece 01.30 sıralarında. ÖSYM bize sürpriz yaptı :)
Sahura kalkınca sınavı açıkladığımızı görsünler dedi herhalde biz uyumuyorduk tabi orası ayrı :)
Ben de tam o sıralarda sınavın açıklanmasına daha çok var diye düşünüyordum ki arkadaşım mesaj atmış açıklanmış diye. Hemen baktım tabi ama bir şey de anlamadım doğrusu neresi gelir falan hiç tahmin edemiyorum şu an. Tercih kılavuzu açıklansın artık ona göre tutan yerlere bakacağım ama tercihler 7-17 Temmuzdaymış. Daha çok var yani :)

Öyle paylaşacak bir sonuç değil ama siz de fikirlerinizi söylersiniz diye direkt paylaşıyorum :)

Bu arada ÖSYM böyle olmadı seneye de uğrayacağım size :)
Tercih yapacağım evet ama ben başıma bir aksilik gelmeden sınavımı çözene kadar gireceğim bu sınava. 2 yıldır hep bir aksilik oluyor ya :)

Son olarak KPSS'ye de gireceğim bu yıl. Onunla ilgili bir öneriniz olur mu ? :)

Bir de...
Hocam yanlışlıkla su içtim orucum bozulur mu? Hocam sakız çiğnemek orucu bozar mı? Sigara içmek orucu bozar mı? gibi cevabını zaten bildiğiniz bundan önceki seneler de defalarca sorduğunuz soruları sormayın artık :)


26 Haziran 2014 Perşembe

ZEVKLER VE RENKLER.

Zamanla en sevdiğim renkler hep değişti benim. Mesela küçükken turuncuydu. Güneşin doğuşu, batışı... Hala da severim. Sonra yeşil oldu diyebilirim ama şimdi yeşil sevmediğim renklerden :) Sonra gri ve pembe oldu sırayla. Pembenin yansımasını blogdan da görebilirsiniz :)
Ama grinin bir hikayesi var. İzlediğim bir penguen belgeselinde anne ve baba penguenin yemek getirmek için çıktıkları yolculukta yavru penguenin başarılı olup olamadıklarını anlaması çok komikti. Penguenin dilinden; ''Evet işte babam gözüktü ve karnı siyah demek ki yemek bulmuşlar. Annem ve babam doyduklarında karınları siyah oluyor ama benimki her zaman gri çünkü ben hep açım.''
Haha çünkü ben hep açım ^^
Annem de o gün bu gündür bana ''...çünkü sen hep açsın.'' der. Çünkü istemsiz de olsa hep gri giyiyorum :)
O zaman renkleri ve anlamlarını paylaşayım da beraber karar verelim doğruluklarına ;) Kendime de kişilik testi gibi bir şey yapmış olurum :)

Yeşil: Doğanın ve huzurun rengidir. Güven verir.
Sarı: En parlak ve dikkat çekici renktir. Neşe, zeka, incelik ve pratikliği ifade eder.
Kırmızı: Canlılık ve dinamizmle ilgilidir. Mutluluğu temsil eder.
Mavi: Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir.
Lacivert: [Lacivert bu mu?:)]
Açıklığı, netliği ve gözle görülemeyeni simgeler. Sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği temsil eder.
Siyah: Gücü ve tutkuyu temsil eder.
Gri: Hareketsizliği, yavaşlığı ve ciddiyeti temsil eder.
Kahverengi: (Bulabilen bana da söylesin.)
Gerçekliğin, plan ve sistemin rengidir.
Turuncu: Güç ve dayanıklılığın rengidir. Sıcaklığı, ateşi ve telaşı simgeler.
Pembe: Yaşam dolu, mükemmel ve enerji veren bir renktir.
Beyaz: Saflığın, yeni başlangıçların ve barışın rengidir. Asaleti, zarafeti ve soğukkanlılığı ifade eder.

O zaman ben;
Neşeli, zeki, ince ve pratik ; güçlü; hareketsiz, yavaş, ciddi; telaşlı; yaşam dolu imişim :)
Ben hiç bir şey anlamadım bu testimsi şeyden, sevdiğim renkler ve kişiliğim çok çatıştı :) 
Yoksa ben aslında ben değil miyim? O_o

Bir de mavi ve yeşili herkes sever. Ama ben pek sevmiyorum. Çok bakınca huzursuz oluyorum, karamsarlaşıyorum. Mesela gökyüzüne baktığımdaki sonsuzluk duygusu beni çok tedirgin ediyor. 
Anlamlarından yola çıkarsak da hiçbir zaman sakin, huzurlu bir insan olamadım bu yüzdendir belki de sevmemelerim :)

Bir de kahverengi ve lacivert sevmediğim kadar varmış :)

Sizin sevdiğiniz renklerle kişilikleriniz uydu mu? 


25 Haziran 2014 Çarşamba

SAÇMALAMASYON

Merhaba:)
Şimdi çok değişik bir şey yapacağım. Normalde önce bir konu bulurum kendime sonra yazmaya başlarım. Başlarda blogumu Kore dizi/film yazıları yazmak için açmıştım ama blogum hiç bu amaca hizmet etmedi :) Hep sıkıldıkça yazdım ve genelde kişisel şeyler yazdım. Bazen blogumun kişisel bir blog olmadığını kendime söyleyip başka yazılar yazmak için kendimi kasmış olabilirim sadece :)
Değersiz bir yer olarak gördüğümü düşünmeyin ama blog sıkıldıkça yazı yazdığım bir yer oldu hep. Yine sıkıldım ve yine bir yazı yazmak istedim. Azıcık taslaklara baktım. Taslaklarımda neler var bir bilseniz. Aylar önce yapmam gereken 3 tane mim var mesela :) Sonra taslaklarımda olmayan ama yazmayı düşündüğüm şeyler var sonra yazmayı planlamadığım ama paylaşmak istediğim bissürü fotoğraf var ama aklıma ne gelirse söylemek için açtım bu sayfayı :) O yüzden konudan konuya atlayacağımın taahhütünü verebilirim :) Stres atmak için çok iyi bir yöntemmiş ama :)
Mesela hala aklıma sınav geliyor çok çalışmamış olsam da bir yılım gitti işte. Bir de midem benim en güvendiğim organımdı bu zamana kadar ne yediysem üstesinden gelmeyi başardı. Ama en önemli günde iflas etti. Çok şey mi yemiştim ki? Annem sınavdan bir gün önce çok seviyorum diye mercimek köftesi yapmış ve yanında bir kaç şey tabi. Sonra o gün ablamgil gelmişti. Babam da tatlı almış o yüzden. Matematik sınavına da girmeden önceki gün yeğenim gelmişti yine geldi. Yarın da onu görmeye gideceğim bu arada :)
Ve yeğenim ablamın sinirlenme taklitini yapıyor ama nasıl yapıyor bir görseniz. Böyle şirinlik yok ^.^
Yarın videosunu çekeyim ablamdan da izin alırsam paylaşacağım burada ama şimdiden söz verin göz değmek yok :D
Neyse yediklerimi anlatıyordum. Sabah da annem menemen yapmış ve bir sürü de karpuz yedim sabah. Mideniz bulanmasın ama hepsini sınav esnasında geri çıkardım :)
Şu an iğrençlik yapıyorum ama umurumda bile değil dertleşiyoruz şurada demi? Yazım kurallarına dikkat etmemiş olabilirim oradan düşünün ne kadar saçma bir yazı yazıyorum :P
Bu arada yazım kuralları benim zayıf noktalarımdan doğru yazılmazsa sinir oluyorum azıcık :) Hani şu ''de ayrı yazılır'' diyen kişiler var ya işte ben onlardanım :)
Bi tek bir kişinin düzgün olmayan yazıları hoşuma gidiyor Blogger aleminde bilin bakalım kim? :))
Aman neyse yeter sınav muhabbeti bu da benim kısmetim :) Ne gelirse gideceğiz artık, tabi gelirse :)
Mesela az önce arkadaşım ''Ne yapıyorsun?'' dedi ben de ''Sıkılıyorum'' dedim. Sonra yarım saat sonra ''sen?'' diye sordum :) Cevap vermiyor şu an :) Belki o da yarım saat sora yazabilir :p
Sonra..
Shakira'nın yeni klibini gördünüz mü? Şarkı yeni değil de (La la la) tekrar bir klip çekti sanırım yani ben yeni gördüm Number 1'de :) Dünya Kupasına özel çekmişler :) Yine çok güzeldi.
Messi, Pique..
Pique ile Shakira'nın çok güzel bi sahnesi var bu arada klipte favorim orası :) Çocuklarını da oynatsalardı keşke iyice aile klibi olurdu. Belki de oynatmışlardır :p
Neymar da vardı ama o futbolcuya sinir oluyorum. Çok havalı :/
Barcelona'da yok ama bu havası ülkesine gelince fazla şımartıyorlar :)
Sadece bu yüzden Brezilya elensin istiyordum ama 2. tura kaldı :/ Evet Neymar'a kızıp Brezilyayı yakmak denir buna :) Ama ben zaten Arjantin alsın istiyorum. Messi'ye doğum günü hediyesi olsun :)
Happy Birthdaaaayyy Messsssiiii ^_^
27 yaşına girmiş bu arada kariyerinin zirvesinde :) Yaşlanınca bile Beşiktaş'a gelme ihtimali yok demi? Hem kariyerini ülkesinde bitirmek istediğini söylememiş miydi? Yanlış mı hatırlıyorum :/
Amrabat hayranıydım ben bi ara da. Gelmeyecek mi o bu yıl? Kiraladılar mı yine yoksa tamamen sattılar mı? Galatasaraylılar biliyolar mı acaba? :))
Fernandes de gitti zaten en çok ona üzülüyorum :(
Bu arada Pis Yedili izliyorum :)) Seviyorum ben ya eğlenceli. Hem Melih Selçuk oynuyor. Önemi ise hayallerimdeki okulda okuması :) Ama hayır artık hayallerimi daha düşük tutacağım çünkü bir kaç gün öncesine kadar da İzmir'de hukuk okumayı falan hayal ediyordum şimdi hukuk gelmiyor :(
Bi sınavım bitti ama bir de KPSS ye gireceğim. O sınavın ne olduğunu bile bilmiyorum açıkçası sadece hocam girin demişti. Bu arada hocam sınav sonucumu görünce çok şaşıracak. YGS'de bile ne kadar şaşırmıştı LYS'yi görünce napar bilmiyorum. Cidden bu yıl hem YGS'de hem LYS'de başıma aksilikler geldi. 2014 benim uğursuz sayım artık :)
Sınavlardan çıkamıyorum ya iyice içime işlemiş :)
Normal hayata dönme girişimlerinde bulundum azıcık bir kitaba başladım yanda da görebileceğiniz gibi ama yanlış kitaba başlamışım sanırım :)
Vee A Gentleman's Dignity ye başlayacağım. Sanırım normale dönmem için bir Kore dizisi şart :)
Geçen yılın bir numaralı dizisiydi gözlemlediğim kadarıyla.
Off neyse sıkıldım ben yazmaktan sıkıldım dediğim yerde bırakacaktım zaten :) Yoksa ben konuşur da konuşurum :)
Önce bu yazıya resim koymayıp direkt yayınlayacaktım ama bir resim koyasım geldi ama çook alakasız bir resim olsun :)

Haha cidden çok alakasız oldu :) 
Güzel çekmişim ama demi?
Bi de kağıdın üstünde ne yazıyor okuyabilen? :)

Başlığa da koyabileceğim en saçma şeyi yazdığıma göre gönül rahatlığıyla gidebilirim.

22 Haziran 2014 Pazar

:'(

Sınavla ilgili evet :(
Bitti ama berbat bir final yaptı. Bütün sınavlara girdiğim için bu sonuncuydu ve ben de çok mutluydum. Çoğu konuya çalışmamış olsam da sorun değildi yani. Ama dün gece 1'e kadar falan konulara baktım, sabah erken kalkıp devam ettim (evet o kadar çoktu çalışmadığım konu)
Resmen sınava saatler kala ezber yaptım. Ama bitmediği için yolda da okurum diye dergiyi yanıma aldım düşünebiliyor musunuz? Bir yazılıya gider gibi çalışarak LYS'ye gidiyorum.
Hayatımın en saçma son gün çalışmasıydı yani, bir yıl çalışma bir günde ezberlemeye kalk!
Ama hiçbiri sorun değil ben zaten bana yetecek kadar yapıyordum :(
Hukuk gelecek kadar yapardım yani o çalışmaları yapmasaydım bile. Kötü geçen matematik sınavım da önemli değildi.
Sınava girerken karın ağrım vardı bir ilaç aldım, hiç bir şeyim yoktu ama neden o saate denk geldi ki? Ya da niye benim alanım olmayan sınavlarda çok iyiyken bu sınavda rahatsızlanıyorum?
Beni bu zamana kadar sorunsuz taşıyan midem bugün iflas etti. Hayatımın en önemli gününde. Ve ilk defa midemle ilgili sorun yaşadım.
YGS'de de böyle olmuştu normalde yaptığımın kat be kat altında yapmak sinir bozucu ama ben yukarıdaki soruların cevabını biliyorum; hak ettiğim kadarını aldım yine, çalıştığım kadarını.
Sabah sınava gitmeden önce aklıma blog geldi ve buraya bir yazı yazmayı bile planlamıştım.
Ama daha mutlu bir yazı olacaktı, aksi aklıma bile gelmemişti. Geçen sene bir sürü yazı yazmıştım sınavlarla ilgili bu sene de hepsini bir yazıda toplayacaktım. Bütün oturumlara girdiğim için hepsinde yaşadığım maceraları tek tek anlatacaktım. Hatta bugünkü ezber olaylarını bile gülerek, dalga geçerek yazacaktım.
En çok da benim yüzümden türlü sıkıntılara giren gözetmen öğretmenler için üzülüyorum ve en çok da onlara minnettarım.

20 Haziran 2014 Cuma

Pencere Mimi

Merhabaa:)
Yine bir mim ama bu sefer ki baya bir farklı. Hatta yaptığım en ilginç ama bir o kadar da eğlenceli mimlerden biri. Bu yüzden Deep'e çok teşekkür ediyorum ^_^

Önce mimi anlatayım;
Pencereye ya da balkona falan çıkıyoruz. Gözümüze çarpan ilk kişiyi inceliyoruz. Cinsiyetini, ne giydiğini, ne yaptığını falan gözlemleyip yazıyoruz :)

Bulunduğum odanın penceresi bizim balkona baktığı için yatak odasının penceresine gittim orası sokağa bakıyor. Hem de pencerenin kenarında yatak var rahat rahat izlerim dedim :D

Hemen gözüme iki küçük kız çarptı. Kardeş olduklarını düşünüyorum. Biri 10-12 yaşlarında ablası diğeri 3-4 yaşlarında.Büyük olan kız pembe bir elbise ve pembe bir tayt giymiş çok şirindi :) Ayakkabısı beyazdı. Kardeşi de beyaz bir elbise giymiş ve ayakkabısı pembeydi. Çok uyumlulardı yani :)
Ablası kardeşiyle oynuyordu. Onu öne doğru götürdü sonra geri geri koştu. Sonra kardeşi de kendine koştu sarıldılar :) Sonra araba sesi duyuldu ablası hemen kardeşini kucağına alıp kenara gitti. Arkadaşı da varmış orada kenarda oturuyordu. Kendi de oturdu yanına konuşmaya başladı kardeşi ayakta kaldı sonra evlerine girdi tabi evleriyse :D

Keşke devam etselerdi oyuna ya izlemek çok zevkliydi. Gülümseyerek izledim ama bizim sokak daima doludur insanlar deli olduğumu düşünmemişlerdir umarım :)

Bi de ilk başta dikkatimi iki güvercin çekmişti onları izliyordum ama güvercinler kabul olur mu emin olamadığım için hedefimi değiştirdim :))

Bi de hiç pencereden bakan biri değilim insanlar uzun süre pencere de kaldığımı görünce şaşırmışlardır.

Bi de ne kadar konuştum demi? :) Kısacık mimi bile ne kadar uzattım.

Ela, viva makyaj (Almanya sokakları nasılmış acaba?), USKA mimlendiniz :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...