Sayfalar

Film Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2012 Perşembe

Kore Filmleri~~

Siz benim yüzsüzlüğüme bakmayın efendim bir sürü Kore filmi görmek umuduyla girdiyseniz rızam var çıkabilirsiniz tekrar çünkü çoğul eki olan ''-ler'' takısını sadece 2 film için kullandım.Evet ben ki Kore üzerine kurulu bir blogum var ve ''lowerkorea'' diye bir nickim var ben ki sınıf beni Koreli kız olarak tanıyor evet utanmadan söylüyorum sadece 2 film izledim Kore yapımı olarak.Gözünüze sokar gibi söyleyeceğim sadece 2 tane:) Sebepleri mi? Bilmiyorum.Ben çok fazla dizi de izlemem de alışkanlık olmuş bir dizi bitince hemen başka bir diziye atlarım hiç film izlemek aklıma gelmez.Ve dizileri kadar ünlü filmleri de var mıdır ki bilemiyorum.
 İlk film Ölüm Zili (Death Bell) :
Neydi bu anlayamadım korku filmi diye mi geçiyor acaba? Bilmiyorum cidden öyle mi?:) Erindim şimdi resme ve filme bakılırsa korku filmi diye geçiyor olmalı...
Ama bence değil.Bir kaç tane deneme dışında korku filmi izlemişliğim yoktur bilhassa izlemem çok korkarım ben ama bu film beni korkutamadı yani ben bile korkmadıysam kimse de korkmaz diyorum.Ama film genel olarak güzeldi hep şimdi ne olacak diye bekledim.Gerilim üst düzeydeydi.Bir de filme renk katan Kim Bum oynuyordu.Ama sonu saçma mıydı ne biraz? Yani bağlayamamışlar bir şeye.Tam olarak da söyleyemiyorum sonunu ama saçmaydı bence ama şaşırmadım da diyemem izleyenler niye şaşırdığımı anlamıştır izlemeyenler de izleyince anlayacaklardır:)




İzlediğim diğer film de Anında Skandal (Speed Scandal).Türü komedi ve gerçekten komediydi çok güldüm.Konusu biraz saçmaydı şöyle söyleyeyim baştaki kız ortadaki adamın kızı evet yanlış yazmadım karısı değil kızı sondaki çocukta kızın oğlu doğal olarak adamın torunu...Oğlu gibi durmuyor mu? Hatta zorlasanız geç hamilelikten kardeşi bile çıkarabiliriz ama torunu işte.Belki bizim ülkemize göre o kadar da abes kaçmayabilir ama evlilik yaşı 30'u bulan bir ülkede 30 yaşlardaki bir adamın torunu olması çok olağan değil bence.Hadi tamam sen haberin olmadan 16'lı yaşlarda baba oldun kızın da mı senin yolunu izlemiş? Neyse canım bize ne :)) Ben eğlenmeme bakarım favori karakterim tabii ki de torundu:) Çok komikti ya şu siboba bakın :D (bir arabushiii diyişi vardı)Yetenekliydi de kerata harika derecede kumar oynama mı dersiniz, yetenek sizsinize katılsa 3 evetlik piyano performansı mı dersiniz, dedesi için kız ayarlaması mı dersiniz~haha
dededi için kız ayarlamak mı? Evet öğretmenini dedesine ayarlamak için ajanlık yapıyordu :)
İşte başlarda biraz şaşırdık olur mu yahu dedik sonra salla dedik gülmemize baktık, belki gözünüz de yaşarmış olabilir bazı olaylara.Ve en son da saçma bir sırıtma ile mutlu son <3 :)

Derslerden sıkıldığımda, dur bir izleyeyim de güleyim/ağlayayım deyince izleyebileceğim bir film öneriniz var mı?

11 Eylül 2012 Salı

My Sister's Keeper (Kız Kardeşimin Hikayesi)

Dikkat! Spoiler içerir.

Kanser olan kız kardeşinize yedek parça temin etmek için dünyaya geldiğinizi bilseydiniz ne yapardınız?

Gerçekten acıklı bir filmdi. Hangi açıdan bakarsanız bakın hüzünlüydü. Mesela evin küçük kızı açısından bakarsak sizin dünyaya geliş sebebiniz kanser olan kız kardeşinizi kurtarmak...Filmin başında da söylediği gibi tamamen planlanmış bir çocuksunuz DNAlarınız bile...
Kanser kızın açısından baktığımızda daha hayatı yaşayamadan küçücük bir çocukken bu hastalığa yakalanmışsınız ve 5 yıl boyunca bununla yaşamışsınız. Bunun ne kadar zor olduğunu anlamak için fazla düşünmeye gerek yoktur herhalde. Ama beni en çok etkileyenlerden biri Montana kısmıydı.En çok sevdiği yer orasıymış. Belki de gittiği tek yer olduğu için...
Zaten annenin tarafı ayrı bir hüzünlü hangi anne kabullenebilir ki küçücük kızının kanser olduğunu? Cameron Diaz da çok güzel üstesinden gelmiş bu rolün.



Bu sahne acıklıydı.Tabii Arka Sokaklardaki kadar olmasa da. Aynı şeyler Komiser Mesut'un başına da geliyordu. Tabii Mesut'un konuşması alttan çalan fon müzik de etkili bunda. E severiz acıtasyonu Türk milleti olarak...







Bu çifti yakıştırmıştım filmde. Thomas Dekker'imiz de kanser bir çocuğu oynadı. Bir replikte kardeşi nasıl hissettin gibi bir şey sormuştu yanlış hatırlamıyorsam ve Kate'in cevabı ''Diğer parçamı bulmuş gibi...'' Çocuğun erken ölmesi de ayrı bir üzdü tabii...








Ve son olarak bu kadar dramatizmin yanında mesaj veren başka bir konu: 11 yaşındaki kızın kendi isteği olmadan organ bağışı yaptırılmasıyla ilgili ailesine dava açması ve kazanması. Bunu kendi isteğiyle yapmadı tabii ama sonuçta insanlara örnek olabilecek bir olay. Beden hürriyeti...Türkiye'de böyle olayların olacağını pek sanmıyorum ama gelişmekte olan bir ülkeyiz:)




Bu filmin kitap hali de varmış. Okumadım ama okumayı isterim. İzlemenizi tavsiye edebileceğim bir film. Sonuçta bazen düşünmeye ve bir kaç damla göz yaşı dökmeye ihtiyacımız olabiliyor...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...